KÖRFEZ’E CESUR HAMLE

2002’de yüzde 24 olan savunma sanayinde yerlilik oranını, 2016’da 60 seviyesine çıkan bir Türkiye şimdilerde yakın coğrafyalardaki stratejik hamleleriyle dikkat çekiyor. İhracatını 2016’da 1,6 milyar dolara çıkaran 450 Türk savunma şirketi, Türkiye’nin Körfez politikasında adeta öncü kuvvet olarak hareket ediyor. İran ve ABD geriliminin yeniden başlama ihtimaline karşın hızla silahlanan ve sermayesi için yeni yatırım alanları arayan Körfez bölgesi için, Türkiye yeni bir kanal açmış durumda. Son olarak Otokar, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) önde gelen yatırım şirketi Tawazun ile dev bir ortaklığa imza attı.

Orhan Orhun Ünal

Turkish President Tayyip Erdogan is seen with Emir of Qatar Sheikh Tamim bin Hamad Al-Thani during a welcoming ceremony in Doha, Qatar, February 15, 2017. Kayhan Ozer/Presidential Palace/Handout via REUTERS   ATTENTION EDITORS - THIS PICTURE WAS PROVIDED BY A THIRD PARTY. FOR EDITORIAL USE ONLY. NO RESALES. NO ARCHIVE.

Son yıllarda Türkiye ihracatının parlayan yıldızı savunma sanayii, yeni pazar arayışları doğrultusunda özellikle Ortadoğu’ya yöneldi. Özellikle Körfez ülkelerinin yatırım ve savunma harcamalarına olan ilgisi yanında bu durum stratejik açıdan da önemli bir hamle. Bu durum, geniş ihracat potansiyelinden daha büyük bir resmi ifade ediyor. Türkiye artan yerli savunma teknolojisi ile özellikle Körfez ülkelerine işbirliği modeli sunuyor. Türk firmaları yatırımlarında teknoloji transferi ve ortak AR-GE çalışmaları teklif ediyor. Özellikle Donald Trump’ın ‘Güvenlik istiyorsanız parasını ödeyin’ söylemi sonrası Türkiye’nin bu stratejisi ayrı bir önem kazandı. Son olarak, Otokar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) önde gelen yatırım şirketi Tawazun ile dev ortaklığa imza attı. Aslında hikaye Türkiye’nin son 10 yılda yerli silah ve savunma araçlarına olan yatırımlarını hızlandırmasına dayanıyor. 2010’lu yılların başında meyveleri alınan AR-GE çalışmaları sayesinde, savunma sektörü bugünlerde ihracatta hızla üst sıralara çıkıyor. 2002’de yüzde 24 olan savunma sanayinde yerlilik oranı, 2016’da 60 seviyesine çıkan bir Türkiye ve onun dış politikasından bahsediyoruz. Uluslararası ticarette ne kadar güçlü iseniz dış politikanız da ona bağlı olarak güçlenir. Bu durum savunma sanayii ekonomisi ve ticaretinde çok daha kuvvetli bir motivasyona işaret eder. Çünkü küresel siyasette en önemli silahınız yine kendi üretiminiz olan yüksek teknolojili silahlarınızdır. İHA, tank, füze sistemi, silah ve benzeri onlarca yerli üretim savunma aracı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kapasitesini zenginleştirirken, terörle mücadele başta olmak üzere askeri harekatlarda Türkiye’ye hareket alanı tanıyor. Zira savunmada dışa bağımlı iseniz, dar alanda kısa paslaşmalar kaçınılmaz.

Devamı Derin Ekonomi Dergisi mart 2017 sayısında…..

Dikkat çekenler...