Dünya ayakta!

DÜNYA GÜNDEMİNE SON AYLARDA GLOBAL ÇAPTA GERÇEKLEŞEN MUHTELİF PROTESTOLAR DAMGA VURDU. ŞİLİ’DEN LÜBNAN’A, HONG KONG’TAN İSPANYA’YA, İRAN’DAN IRAK’A, BOLİVYA’DAN HAİTİ’YE KADAR DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA, HÜKÜMET VE SİSTEM KARŞITI PROTESTOLAR SON HIZLA DEVAM EDİYOR. 60’LI VE 80’Lİ YILLARIN SONUNDAKİ EYLEMLERE BENZETİLEN YENİ PROTESTO DALGASINDA İNSANLAR FARKLI TALEPLERLE SAHNEYE ÇIKSA DA, BAZI ORTAK TALEPLER DE DİKKAT ÇEKİYOR.

DUYGU BULKAN

Dünya genelinde birçok ülkede yolsuzluk, zam, gelir dağılımındaki eşitsizlik, işsizlik, kamu hizmetlerindeki yetersizlik ve siyasi boşluk sonucu patlak veren gösteriler her geçen gün yeni bir ülkeye sıçrıyor. Birçok ülkede, farklı nedenlerle başlayan eylemler ve protesto gösterilerinin bazıları sona ererken, büyük bölümü hız kesmeden devam ediyor. Dilleri, dinleri ve tarihleri birbirinden farklı olsa da, özellikle genç nüfus arasında ortak değer ve hedeflere sahip, yükselen bir küresel toplumun oluşumuna tanıklık ediliyor. Ekonomik istikrarsızlığın ve hükümetin yolsuzluğunun protesto edildiği Lübnan, Irak ve Şili sokaklarında ‘eşitlik’, ‘demokrasi’ ve ‘adalet’ sloganları yankılanıyor. Bir yandan da Hong Kong ve İspanya’daki eylemciler özgürlük talebiyle başlattıkları eylemlerini sürdürüyor. Veriler protestoların 60’larınkine benzer boyutta olduğunu, 2009’dan beri giderek şiddetlendiğini gösteriyor.

Tüm protestolar ekonomik şikayetler tarafından yönlendirilmiyor, ancak özellikle de birçok genç gelir dağılımındaki uçurumlar karşısında radikalleşiyor. Oxfam, Ocak ayında yaptığı açıklamada, dünyanın en zengin 26 kişisinin, küresel nüfusun en fakir yarısı kadar servete sahip olduğunu söyledi. Milyarderler, servetlerini 2018 yılında günde 2,5 milyar dolar artırırken, dünyanın en fakir 3,8 milyar insanının göreceli serveti günde 500 milyon dolar azaldı. Fransız Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nden Thierry de Montbrial “Geleneksel olarak yukarıdan aşağıya güç uygulama sistemi giderek daha fazla zorlanıyor. Katılımcı demokrasiye yönelik artan bir talep ve sosyal devrim var” diyor.

Temple Üniversitesi’nde küresel araştırmalar profesörü olan Sanjoy Chakravorty ise bir başka uyarı yaparak, “Protestoların çoğunun lidersiz doğası, aynı zamanda hareketlerin sürdürülmesini de zorlaştırabilir” diyor.
Demografik açıklamalara bakıldığında ise protestocuların çoğunluğunun genç olduğu, ortalama yaşın 30 altında olduğu ve 20 yaşın altında da ciddi bir kitlenin var olduğu ifade ediliyor. Ayrıca, sosyal medyanın gelişmesiyle beraber insanların hem ülke içinde hem de uluslararası anlamda birbirlerinden kolayca haberdar olabilmesi ile protestolar rahatlıkla küresel bir kimlik kazanabilir durumda.

ŞİLİ’DE GÖSTERİCİLER GELİR ADALETİ TALEP EDİYOR

Şili’deki hükümet karşıtı gösterilerin başlangıcı metro ve otobüs ücretlerine yapılan zam oldu. Zammı protesto ederek turnikeden atlayan öğrencilere güvenlik güçlerinin şiddet uygulayarak müdahale etmesi ülkede büyük tepkiye yol açtı ve halk sokaklara döküldü.

Devamı Z Raporu Dergisi Aralık 2019 sayısında…

Dikkat çekenler...