YÜZYILIN ENERJİ HAVZASI AKDENİZ

Enerji dönüşümünde kritik öneme sahip doğalgaz ve hala en önemli enerji kaynağı konumundaki petrolün bolca bulunduğu Akdeniz’in önemi her geçen gün artıyor. Akdeniz’in zengin hidrokarbon yatakları bir yandan büyük fırsatlar barındırırken, diğer çetin bir paylaşım savaşının ateşlenmeye hazır fitili konumunda… 

Sabiha Kötek 

Dünyada doğalgaz ve petrol kaynakları bakımından en zengin bölgelerin başında, ülkemizin de içinde yer aldığı Akdeniz havzası geliyor. Özellikle havzanın doğusunda yapılan yeni keşifler, son yıllarda uluslararası ilişkiler ve enerji arenasının en çok konuşulan konularının başında yer alıyor. Geçtiğimiz 10 yılda gerçekleştirilen petrol ve doğalgaz keşifleriyle bölge, özellikle enerji alanında kritik bir önem kazandı. İsrail, Mısır ve Kıbrıs sularında yapılan devasa keşifler gözlerin bu alana çevrilmesine neden oldu. Bölgede ilk doğalgazı 1969 yılında Mısır buldu ve uzun yıllar enerji pazarında önemli rol oynadı. Ancak bölgenin yıldızının tam anlamıyla parlaması, İsrail’in 2009’da kuzey sahili açıklarında Dalit ve Tamar olarak adlandırılan alanlarda doğalgaz yatakları keşfetmesinin ardından geldi. İsrail’in bu keşfi ardı ardına gelecek keşiflerin ilki oldu. 2010 yılında da Leviathan sahasında yüksek miktarda doğalgaz ve petrol rezervi bulundu. Güney Kıbrıs’ın İsrail’in Leviathan parselinin hemen yanında yer alan ‘Afrodit’ sahasının keşfi ile bölgenin devasa enerji potansiyeli iyice gün yüzüne çıktı. 2015 yılında İtalyan enerji şirketi ENI’nin Mısır kıyılarının hemen ötesinde 850 milyar metreküp rezerve sahip Zohr enerji sahasını keşfi ise büyük bir heyecan dalgası yarattı. Şu ana kadar bölgede yapılan en büyük keşif olan Zohr, Mısır’da yeniden enerji ihraç eden ülke olabilme umudu yarattı.

Devamı Derin Ekonomi Dergisi Eylül 2018 sayısında…

Dikkat çekenler...