Şeriata uygun olsa bile borç borçtur

Carmen Reinhart ve Kenneth Rogoff, “Bu Defa Farklı – Finansal Çılgınlığın 800 Yıllık Tarihi” adlı kitapta, son 800 yılda yaşanan tüm finansal krizlerin temel nedeninin aşırı borç olduğunu gösteriyor. Kalkınma altyapısını finanse etmek için borç alma olarak başlayan şey, büyüdükçe bir borç ve finansal kriz sarmalına neden olmaktadır. Borç, kaldıraç, kırılganlık ve mali sıkıntı arasındaki döngüsel ve karşılıklı ilişki, tüm borç alanlar, devletler, şirketler veya diğer işletmeler için geçerlidir. Kaldıraç etkisi olarak bilinen borç, başa baş noktalarını artırmakta, borç faizlerini ödemek için zorunlu nakit çıkışlarını gerektirmekte ve kâr ve zararı büyütmektedir. Kaldıraçlı bir işletme riskli olup, dış dinamiklerdeki küçük değişikliklere karşı bile dayanıksızdır. Tıpkı aşırı borcu olan bir ülkenin dış şoklara karşı çok savunmasız olması gibi, yüksek kaldıraçlı bir şirket de piyasa şartlarında küçük bir zayıflamadan bile kaynaklanan finansal sıkıntılara karşı savunmasız hale gelecektir.

Bu iktisadi bakış açısından bakıldığında, Şeriat’ın borç konusundaki tutumu yalnızca öngörülü değil, aynı zamanda oldukça rasyoneldir. Borç için çok dar bir alan sağlayan Şeriat’ta, faiz bazlı borçlanmada olduğu gibi bir borçlanma yoktur. Bunun yerine, sadece ana borcun geri ödenmesinin zorunlu olduğu, sabit bir geri ödeme planı olmayan ve yardım kredisi olarak bilinen “karz-ı hasen” ve esasında bir ticari finansman olan “murabaha” olmak üzere yalnızca iki tür borçlanma vardır. Burada üretici, ürünlerini bir satıcıya vadeli ödeme esasına göre sunabilir. Bu da temel reel varlığın işleme tabi olduğu emtia murabahasıdır. Şeriat, vadeli fiyat üzerinden nakdin veya peşin fiyatın üzerinde bir kâr artışına izin verir. Faizin yasaklanması genel olarak borçtan uzak durmayı ve ticareti ve yatırımı teşvik etmeyi amaçlar. Dolayısıyla, serveti büyütürken, eldeki paranın borç verilerek değil, ticarette ve yatırımda kullanılarak işletilmesi gerekir. Zira, ticaret ve yatırım yoluyla iş riskleri paylaşılırken, borç finansmanı sağlayarak temel iş riski borçluya aktarılır. Bunlardan ilkine müsaade edip ikincisinden sakındıran Şeriat, öz sermaye sözleşmelerine benzeyen mudaraba ve muşaraka gibi risk paylaşım sözleşmeleri sunar. Örneğin mudaraba, geleneksel öz sermayeyi zayıflatmadan esnetebilir ve kaldıraç olmaksızın bir borcu sonlandırabilir. Dolayısıyla, bu gibi önemli avantajlar bugün borç batağında yüzen dünyanın gerçekten ihtiyaç duyduğu bir şey.

 Devamı Derin Ekonomi Mart 2019 sayısında …

 

Dikkat çekenler...