HÜSNÜ ÖZYEĞİN’DEN 12 DERS

1466934605_H__sn_____ZYE____N___Muhtar_KENT

Mustafa Özel

Finansal kapitalizm çağındayız! Bu basit ifadenin ekonomik olduğu kadar toplumsal ve psikolojik içerimlerini ilk kavrayan ‘büyük’ iktisatçı (hayır, toplumbilimci) Keynes’tir. Yüz yıl öncesine kadar, liberal veya sosyalist, bütün iktisatçılar Reel Ekonomi’nin merkeziliğine inanıyorlardı. Yani bir toplumda önemli olan üretim, ticaret, tüketim gibi gerçek ilişkilerdi. Para, kredi, faiz gibi soyut uylaşım ve ilişkiler olsa olsa bir Gölge Ekonomi oluşturabilirdi. Bu ikinci alanın görevi, reel ekonomiye hizmetti ve esas olarak oradaki gelişmeleri yansıtırdı.

Cambridge iktisat hocası Keynes, muhtemelen aynı yıllarda Cambridge’de ders veren ünlü filozof Wittgenstein’dan esinlenerek, gerçek ve soyut alanların yer değiştirmesi gerektiğini düşünmeye başladı. Tractatus yazarı nasıl dil’den dünyaya geçmeye çalışıyorsa, Genel Teori yazarı da “Para, Kredi ve Faiz”den reel ekonomiye ulaşmaya çalıştı. Yani, daha öncekilerin iddia ettikleri gibi, asıl olan reel ekonomi değil, gölge ekonomiydi. Üretim/Ticaret/Tüketim faaliyetleri 20. yüzyılda adeta finans alanına hizmet için organize edilen işlerdi! Geleneksel (yani 20. yy öncesi!) insanın havsalasının asla alamayacağı bu gerçeğin krizle sonuçlanan etkilerini kuramlaştırırken de, hakaret kokan bir kavram geliştirmek zorunda kaldı: Hayvan Ruhlar (animal spirits). Kendisi de o ruhlardan biriydi ve borsada yarım milyon pounddan fazla para kazanmıştı. Tabii, maksadı kimseye hakaret değil, yeni gerçekliği kuramlaştırmaktı. Keynes’in önerileri olmasaydı, kapitalizmin ruhuna şimdiye kadar birkaç defa rahmet okumuştuk!
İşte bu ‘yeni gerçekliği’ fark eden çok az sayıdaki Türklerden biridir Hüsnü Özyeğin. Önce bir profesyonel yöneticidir, sonra kendi işinin patronu. Finans alanı dışındaki girişimleriyle de “küresel kapitalist” sıfatına layık birkaç Türk’ten biri haline geldi. Nihayet hayat hikâyesini de yazdı. Biz 1980 Boğaziçi mezunları bankalarda çalışmaya başladığımızda, Hüsnü Özyeğin yeni liberalleşen finans piyasasının efsane ismiydi. Türk bankacılığında sayısız ilk’e imza atmıştır. Anılarından anlıyoruz ki, spor yanında merak sardığı tiyatro oyunlarında favori karakteri Julius Caesar’daki Cassius imiş. Onun gibi taşkın ruhluydu o da:
Ne taş kuleler, ne tunç duvarlar
Ne havasız zindanlar, ne zincirler
Bağlayabilir insan kafasındaki gücü.
Evet, genç Özyeğin de Cassius gibi, kafasındaki zincirleri kırabildiği, “olmayacak şeylere” akıl erdirmeye çalıştığı için başarı merdiveninde hızla yükseldi:
Olmayacak şeyler çıkıyor ortaya, niçin?
Bunu sorunca anlarsın ki tanrılar,
Yeni ruhlar üfleyerek hepsine
Birer korku ve uyarma aracı
yapıyorlar onları
Korkunç bir devrim oluşurken.
Kapitalist gelişmede “korkunç bir devrimin” son halkası olan 2008 küresel finans krizinden geçerken Hüsnü Özyeğin’i, Cassius’un kelimeleriyle “bu korku ve uyarma aracını,” Kandilli Kulübü toplantısında dinleme fırsatı bulmuştum. Hem Rıdvan Akar’ın özenli katkısıyla hazırlanan anı kitabından (Bir Dünya Kurmak), hem de 2008’deki Kandilli konuşmasından hareketle genç yöneticiler için 12 hayat dersini şöyle toparladım:

Devamı Derin Ekonomi Dergisi Ağustos 2017 sayısında…..

Dikkat çekenler...