Yetersiz tasarruflar, cari açık ve yüksek faize çözüm: Kıdem tazminatı

Ülkemizin en büyük üç sorunu tasarrufların yetersizliği, cari açık, yüksek faizdir. Her ne kadar tasarruflar ile cari açığı ilişkilendirsek de yerel kaynak eksiği nedeniyle enerji ithalatı bağımlısı olan ülkemizde cari açığı sadece tasarruf eksiği olarak tanımlamak eksik olacaktır. Bu üç temel problem esasen tek işlem ile hatırı sayılır şekilde düzeltilebilir. Nasıl mı?
ANALİZ: İSTİHDAM SAYISI VE ÜCRETLER
Ülkemizde istihdam edilenlerin sayısı 2017 yılı Aralık döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 619 bin kişi artarak 28 milyon 288 bin kişi, istihdam oranı ise 1,8 puanlık artış ile yüzde 46,9 oldu.
TÜİK ülkemizde istihdam edilenlerin işverene toplam maliyetini ve bu maliyet unsurlarının toplam içindeki dağılımını ortaya koymak amacıyla dört yılda bir İşgücü Maliyeti Araştırması yapmaktadır. Bu araştırmanın sonuçlarına göre 2016 yılında aylık ortalama işgücü maliyeti 3.991 TL olarak gerçekleşti. Maliyetin 3.991 TL olduğu bu analize göre kıdem tazminatına konu brüt ücretin 3.400 TL olduğu ortaya çıkmaktadır.
ÜLKEMİZİN İHTİYACI OLAN TASARRUF: KIDEM TAZMİNATI
1999 Tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan ve 2002 yılında ilk ödemeleri yapılmaya başlanan işsizlik sigortası, çalışma hayatındaki kıdem ve ihbar tazminatına ek olarak, işveren tarafından yüklenilen maliyeti cihetiyle de ek maliyet unsuru olarak çalışma hayatına girmiş oldu. Dünyadaki örnekleri incelediğimizde hem kıdem tazminatı hem işsizlik maaşının beraber var olduğu örnekler yok denecek kadar azdır. Var olanlarda da kıdem tazminatının çalışma hayatına ve maaşa oranı oransal tutar olarak Türkiye ile kıyaslanmayacak kadar düşüktür. Zira işsizlik sigortası ile kıdem tazminatı aynı amacı hizmet ettiğinden mükerrer iş görmektedir. Bu nedenle vakti zamanında işsizlik maaşı kanunu uygulamaya alınırken bu hususta düzenleme yapılmış olmalıydı. Ancak geçen geçti. Esasen alt ve orta gelir grubunu güçlendiren bu sistem eğer tüm çalışanlara uygulanırsa ve en önemlisi amacına uygun düzenlenirse hiçte kötü bir uygulama olmayacak, tam tersi ülkemize itici kuvvet olabilecektir.
İşsizlik maaşı esası itibariyle işsiz kalan çalışanların iş bulana kadar ki makul müddete yaşamlarını idame ettirmesi ve böylelikle sosyal barışın ve huzurun tesisini sağlanmaktadır. Bu yönüyle insancıldır ve sosyal devletinde amacına hizmet eder. İşin doğru olmayan yönü ise kıdem tazminatının da vaktinde bu saik ile planlanan bir unsur olmasıdır. Çözüme dair; kıdem tazminatı işverenden aylık kesinti yapılarak fonda toplansa adil ve etkin bir sistem oluşturulabilir. Bu noktada ilk itiraz işveren cephesinden gelmektedir. İtiraz nettir. Her yıla bir ay maaş çok fazla. Şimdi düşünelim eğer bu tazminatlar zaten usulüne uygun veriliyorsa işverenler neden şu anda çark ediyor? Demek ki; yaygın haliyle ödeme söz konusu değil. Diğer taraftan da eğer yaygın haliyle alınamıyorsa işçi sendikaları alınamayan bir hakkın devlet eliyle istisnasız alınmasına neden itiraz etmektedir?

Devamı Derin Ekonomi Nisan 2018 sayısında …

Dikkat çekenler...