İran ne çok uzak ne çok yakın

İran’a ambargonun kalkmasından en fazla avantaj sağlayacak ülkelerden biri Türkiye olacak. Ancak Türkiye’nin ciddi rakipleri var

İran ile BM Güvenlik Konseyi beş daimi üyesi ve Almanya arasında varılan antlaşma ile bu ülkeye yönelik uygulanan ekonomik kısıtlamaların geniş ölçüde kaldırılması, İran’da büyük sevinç gösterileri ile karşılandı. Ancak antlaşmaya varılmasının yankıları sadece bu ülkede değil, Türkiye’de de ilgi ile izlendi. Çünkü antlaşma, sadece İran’ın elini güçlendirmekle kalmayacak, iki ülke arasında bundan sadece üç yıl önce 22 milyar dolar seviyesine çıkan ticari ilişkilerin yeniden güçlendirilme fırsatını da sunacak. Ancak uzmanlar İran ile ticarette ortaya çıkan bu potansiyele rağmen, aşılması gereken birçok zorluğun olduğuna işaret ediyor. Yaklaşık 100 milyar dolar olarak açıklanan ticaret pastasından pay almak isteyen ülkeler, İran’da girişimlere başladılar bile. Geçtiğimiz günlerde Merrill Lynch tarafından yayınlanan rapora göre; İran’a yönelik yaptırımların kaldırılması en çok Türkiye, BAE ve Güney Kafkasya bölgesinde avantajlar sağlayacak. Dünyada satın alma gücü açışından 18. sırada yer alan İran’a yönelik sınırlamaların kaldırılması, İran’ın ekonomik anlamda Suudi Arabistan’ı yakalamasının önünü de açacak. DEİK İran İş Konseyi Başkanı Rıza Eser’e göre Türk girişimciler, İran’la ticaret hacmini hızla artıracak, ancak bu kolay olmayacak.

 

Enerji piyasasında etkisini gösterecek

İran’a yönelik yaptırımların kaldırılması, bu ülkenin petrol ve doğalgaz gibi önemli enerji kaynaklarının ihracatının serbest bırakılması anlamına da geliyor. İran’ın doğal gaz fiyatlarında indirim sağlaması halinde, bu rakamın daha da arttırılacağı birçok defa Türkiye’deki en yetkili kişiler tarafından dile getirildi. Dünyanın en büyük rezervlerine sahip İran’da doğal gaz halen hidrokarbon ihracat gelirlerinin sadece yüzde 6.1’lik kısmını oluşturuyor. Bu ihracatın yaklaşık yüzde 90’ı da, 2027’de süresi dolacak antlaşma çerçevesinde Türkiye’ye gerçekleştiriyor.

Ambargonun kalkması ile beraber gündeme gelen konulardan biri de İran’dan alınacak gazın TANAP ile Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştırılması. Ancak Uluslararası Enerji Ekonomisi Birliği Başkanı Gürkan Kumbaroğlu’na göre bunun önünde engeller var. Kumbaroğlu, “En pahalı gazı İran’dan alıyoruz. Ortada ciddi bir anlaşmazlık var. Tahkim meselesinde olduğu gibi Orta Doğu politikalarımız da ters. Neredeyse taban tabana zıt. Burada güçlü bir potansiyel var. Şimdi bu yeni durum İran’ın rezervlerini Batı dünyasına, Avrupa’ya da ulaştırma noktasında Türkiye’yi öne çıkarıyor. Dolayısıyla Orta Doğu politikasını gözden geçirmeli ve daha uyumlu bir iletişim geliştirmemiz lazım ki bu potansiyeli kullanalım” diye belirtiyor.

 

İş yapmak o kadar kolay değil

İran’ın ekonomik olarak cazip bir pazar haline gelecek olması birçok ülkenin iştahını kabartsa da, İran iş ilişkisi kurulması en zor ülkelerden biri. “Büyük yatırımcıların hâlâ girmediği en büyük ekonomi” olarak lanse edilen İran pazarına giriş o kadar kolay olmayacak. Geçmişte TAV ve Turkcell’in İran’da yaşadığı deneyimler de bu durumu kanıtlar nitelikte, çünkü İran’da kendi iç dinamikleri gereği siyasi ve bürokratik engeller çok fazla. Türkiye’den giden TIR’ların İran sınırlarında yaşadıkları zorluklar üzerinden de çok zaman geçmedi. Bu nedenle geçtiğimiz nisan ayında iki ülke arasında Tercihli Ticaret Antlaşması imzalanması ile beraber Ekonomi Bakanlığı’nın İran’ı “hedef ülkelerden” biri ilan etmesi olumlu bir gelişme kabul edilebilir. İran’ın 1990’ların başındaki büyüme düzeyini yakalaması ve daha serbest bir ticaret alanı haline gelebilmesi için ise geniş çaplı reformları hayata geçirmesi gerekiyor.

 

‘ENERJİ, OTOMOTİV, KİMYASAL VE GIDADA DAHA ÇOK ODAKLANDIK’

Rıza Eser

DEİK Türkiye İran İş Konseyi Başkanı

Yıllardır süren ambargo nedeniyle Türkiye’nin İran’a dış ticaretinde ciddi azalma oldu. Bankacılıktaki ve diğer konulardaki kısıtlamalar nedeniyle ihracatımız geriledi. Ambargonun kalkmasıyla öncelikle finansman meselesi çözülmüş oluyor. Bu ticaretimizin önünü açacak. İran bu fırsattan faydalanarak kendi doğal gazını Türkiye topraklarına ulaştırma şansını da bence kullanacaktır. Biz de iş konseyi olarak hazırlıklıydık. Enerji, otomotiv, kimyasal ve gıdada daha çok odaklandık. Bu dört konuda tahmin ediyoruz ki ticaretimiz hızla ilerleyecektir. 2016’ya kadar hedefimiz olan 30 milyar dolara yaklaşacağız.

 

‘ALMAN ŞİRKETLERİ İRAN’A TÜRK ŞİRKETLERİNDEN DAHA HIZLI GİRER’

Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu

Uluslararası Enerji Ekonomisi Birliği Başkanı

İran’da birçok şey açığa çıkacak. Hem yurt dışı bankalarda milyarlarca dolar parası ortaya çıkacak, hem de ticaretten kazanacağı para İran’da çok büyük bir pazar ortaya çıkaracak. Bunu zaten yazıp, çizip, söylüyoruz. Ancak Türk şirketlerinin gereken payı alması çok kolay görülmüyor. Mesela Almanya ile İran ilişkisinin çok daha iyi olduğunu ve Alman şirketleri, Türk şirketler-den daha hızlı oraya girecek diye düşünüyorum. Sadece komşumuz değil kültürel olarak da daha yakın olduğumuz bir ülke olduğu için İran’la mezhep çatışmasını bir köşeye bırakıp iyi komşuluk ilişkilerini geliştirmemiz, iki tarafın da çıkarına olacak.

 

‘İRAN GELECEĞİN EN HEYECAN VEREN PAZARLARINDAN BİRİ’

İbrahim Çağlar

İstanbul Ticaret Odası Başkanı

Hiç kuşku yok ki İran, geleceğin en heyecan veren pazarlarından biri. ABD’li ve Avrupalı birçok dünya markasının İran’a yeniden dönüş için fırsat kolladığını biliyoruz. İş adamıyla, devlet yetkilileriyle elimizi çabuk tutmak zorundayız. İstanbullu tüccar olarak biz İran’a sadece mal satmak istemiyoruz, ülkenin girişimcisiyle ortak üretim yapıp, üçüncü ülkelere açılmayı hedefliyoruz. Her iki tarafın da kazanacağı birçok fırsat önümüzde. Henüz ambargonun kaldırılmasına ilişkin anlaşma imzalanmamışken, İTO olarak İran’la ilgili çalışmalara başladık. 2016 yılı Ocak ayında, Tahran’da ‘Expo Turkey in Iran’ fuarı düzenleme kararı aldık.

Dikkat çekenler...