FİNANSAL TERÖRİZM KARAR SİYASİ GEREKÇE EKONOMİK

Küresel güçler silahla giremediği ya da dize getiremeyeceğini bildiği yerlere, finans kapitalin en öldürücü aracı ile saldırıyor: Kredi derecelendirme kuruluşları. Bir türlü açıklanmayan not metodolojileri, tutarsız kararları ile eleştirilerin odağındaki rating şirketlerinin, Türkiye gibi gelişen, potansiyeli yüksek ülkeler her dönem favori hedefleri…

Sinem Köseoğlu- Kenan Sözbir 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu genel görüşmeleri için geldiği New York'ta,  Bloomberg CEO’su Michael Bloomberg tarafından düzenlenen üst düzey ABD’li yatırımcılarla yuvarlak masa toplantısına katıldı. ( Kayhan Özer - Anadolu Ajansı )

1994’ün Mayıs ayında Kanada ve Başbakanı, Jean Chretien beklenmedik açıklamayla şoke oldu. Moody’s Kanada’nın notunu “yüksek borç oranı ve bununla mücadele edecek siyasi iradenin olmayışı” gerekçesiyle düşürdü. Hiç de iç açıcı olmayan 1994 bütçesi, liberallerin borç yükünü azaltmak gibi bir gayretleri olmadığı imajını pekiştirdiği gibi aynı zamanda, Kanada devlet tahvillerini almak isteyen yatırımcılar arasında da ciddi şüphelere yol açtı. Yatırımcı kaçtı, Kanada Merkez Bankası tahvil satışlarını cazip hale getirebilmek için faizleri daha da artırdı. Sonuç: Yavaşlayan ekonomi ve dolayısıyla düşen vergi gelirleri nedeniyle bırakın borcun azalmasını; kalan yatırımcı da kaçtı. Yaptığını unutan Moody’s, yine o parmağını salladı ve “Eğer 1995 için borç ödeme planı hazırlamazsanız notunuzu bir kademe daha indiririz” diye tavrını sürdürdü.

Aslında NAFTA’nın Kanada dışındaki diğer üyesi olan Meksika için o yıllar daha zor geçmekteydi. 1989 ila 1994 arasında 100 milyar dolara yakın yabancı yatırım çeken Meksika, büyük bir döviz krizi yaşıyordu. “Tesebono krizi” olarak anılan bu mali çöküntü, kısa sürede tüm Latin Amerika’yı kasıp kavurdu. Sebebi bilindik ve hep tekrar eden o kısır döngüydü. Doğrudan yabancı yatırım olarak değil kısa vadeli sermaye girişi olarak gelen 100 milyar dolar ABD’nin yurt içinde faizleri artırması nedeniyle Meksika’yı terk etmiş, bu yüzden de 1994 yılı aralık ayı itibariyle iki ay içinde Meksika, döviz rezervlerinin yüzde 77’sini kaybetmişti. Spekülatif atak ile karşı karşıya kalan Meksika parası, Peso 10 gün içinde yüzde 30’u aşan değer kaybı yaşadı. Sonrası mı? Tabi ki hüsran…
DEVLETLER KADAR GÜÇLÜ
New York Times’ın ekonomi yazarı Thomas L. Friedman 22 Şubat 1995’te, yani Clintonlı yıllarda kaleme aldığı “Dışişleri: Moody’s ile dalaşma” başlıklı makalesine şöyle bir giriş yapıyor:
1960’larda gelişmekte olan bir ülkenin en önemli ziyaretçisi USAID’in (ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı) başkanıydı. USAID Başkanı’nın yerine 1970 ve 1980’lerde IMF, 1990’larda ise Moody’s ve benzeri derecelendirme kuruluşları aldı…

Devamı Derin Ekonomi Dergisi Ekim 2016 01Sayısında….

 

Dikkat çekenler...