Türkiye’nin iki yüzyılı: Homojenleştirme ve kapsayıcılık arasında bir ülkenin dönüşümü

Türkiye Devleti’nin güncel pratiklerine bakarak uzun vadeli stratejisine ilişkin çıkarımlarda bulunmak için toplum ve devlet olarak devrimsel değişikliklerin olduğu 1909 sonrası dönemi topluca ele almak işimizi kolaylaştıracak gibi.

I. DÖNEM (1909-2017): TEK MİLLET, TEK KİMLİK – ULUS DEVLETİN İNŞASI

1909’da İttihat ve Terakki Partisi’nin (İTP) askeri darbe ile iktidara gelişi, Türkiye’nin modern tarihinde radikal bir dönüm noktası oldu. 36 Osmanlı padişahının 14’ü darbe ile tahttan indirildi; ancak son darbe devletin deyim yerindeyse çözülmesini beraberinde getirdi. İmparatorluktan ulus devlete geçiş sürecinde, Osmanlı’nın çok etnikli yapısı yerine etnik imal ‘Türk’ kimliği merkeze alındı. Bu dönem, ‘dışlayıcı milliyetçilik’ olarak tanımlanabilecek bir paradigma ve uygulamalarla şekillendi.

HOMOJENLEŞTİRME POLİTİKALARI

I. Dünya Savaşı’nda başını kaldıran, ağzını açan, devletin gözüne bakan Ermeni, Arap, Kürt, Çerkez, Rum, Hilafetçi vs. kim varsa tedip ve tenkil uygulandı. Üç kıtaya yayılmış bir imparatorluğun parçalanması, İTP’nin ‘Anadolu’yu Türkleştirme’ hedefine yöneltti. Ermeniler, Araplar, Çerkezler, Rumlar, Kürtler ve Aleviler… Neredeyse farklı olan kim varsa bu yeni anlayışa itiraz etti ve bu itirazlara yapılan baskınlar merkezi otoritenin etnik kimlikleri homojenleştirme çabalarına örnek girişimler olarak dikkat çekti.

Devamı Z Raporu Haziran 2025 sayısında

Dikkat çekenler...