‘Türkiye rüzgârı’ Çin’den ithalat furyasını durdurur mu?

Türkiye ekonomisi yüksek faiz, yüksek enflasyon ve kur tehdidi nedeniyle potansiyelinin altında bir üretimle yetinmek zorunda kalıyor. Bu sarmaldan çıkmak için alınan klasik tedbirler yetersiz kaldı. Yapısal sorunlara çözüm bulmak, özellikle yüksek enflasyonla mücadelede kalıcı başarı sağlamak içi dolu reformlarla mümkün. Ekonomik bağımsızlığımızı güçlendirecek, Türk lirasının değerini koruyacak, enflasyonu düşürecek ve işsizliği azaltacak radikal adımlar lazım. Çin’den yapılan ithalat furyasını durdurarak işe başlayabiliriz.

Türkiye’de ekonominin en köklü sorunlarından biri döviz açığıdır. Bunun en önemli nedeni ise dış ticaret açığı, yani ithalatın ihracattan her zaman yüksek olmasıdır. Kur yükselişlerinin ve faizlerin enflasyonu tetikleyecek şekilde artmasının nedeni de kronik hale gelen döviz açığının bir türlü kapatılamamasıdır. Bu tablo nedeniyle Türk lirası, dolar ve diğer uluslararası para birimleri karşısında sürekli değer kaybediyor. Faiz ve döviz ikilisi yıllardır enflasyonu körüklüyor. Döviz açığı problemi köklü bir şekilde çözülmeden, enflasyon kalıcı olarak aşağı çekilemiyor. “Kur yükselir” korkusu nedeniyle faiz düşürülemiyor. Yıllardır tahterevalli gibi biri aşağı öteki yukarı, öteki aşağı beriki yukarı tarzı iniş çıkışlar ekonomiye büyük zarar veriyor. Belirsizliği besleyen bu durumda yeni fabrikalar açılamıyor ve yeni istihdam alanları oluşturulamıyor. Hatta sıkıntının derinleştiği dönemlerde bu problemden kaynaklı fabrikalar kapanıyor ve milyonlar işsiz kalabiliyor.

Türkiye’nin dış ticaret verileri incelendiğinde yaşadığımız döviz açığının en önemli nedeni, Çin başta olmak üzere Uzak Doğu ülkeleriyle yaşadığımız dış ticaretteki dengesizlik olduğu görülüyor. Çin, Güney Kore, Japonya ve Hindistan’dan yaptığımız 80 milyar dolarlık ithalata karşılık sadece 5 milyar dolar ihracat yapıyoruz. Dört ülkeyle ticaretimizde yıllık 75 milyar dolarlık dış ticaret açığı veriyoruz. Bu devasa açık, beraberinde büyük bir döviz ihtiyacı doğuruyor. Açık büyüdükçe Türkiye ekonomisi kan kaybediyor; üretim azalıyor, fabrikalar kapanıyor. Oluşan arz açığı da ithalat yoluyla giderilmeye çalışılıyor. Üretemediğimizi yine Çin başta olmak üzere yurt dışından almak zorunda kalıyoruz.

Devamı Z Raporu Mart 2026 sayısınsa…

Dikkat çekenler...