Orta gelir tuzağından çıkış

Gelişmekte olan ülkelerin düşmekten korktuğu orta gelir tuzağı, yıllardır Türkiye’nin de çıkmak için mücadele verdiği ölümcül bir vadi. 2003-2013 yıllarında hızlı bir ekonomik toparlanma başarısı gösteren Türkiye, ikinci nesil reformları yapmakta geciktiği için atalete düşmekten kurtulamadı. Şimdi ise yeni bir ışık belirdi. 2024’ü 1,3 trilyon dolarlık bir gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) ile kapatan Türkiye, 2025’te 1,5 trilyon dolarlık bir ekonomi olarak yüksek gelirli ülkeler arasında yerini almaya hazırlanıyor.

Dünya Bankası tarafından 2007 yılında yayınlanan “Bir Asya Rönesansı: Ekonomik Büyüme İçin Fikirler” raporunda ilk kez kullanarak literatüre soktuğu “Orta Gelir Tuzağı” kavramı çok şey ifade ediyor. Başarılı bir çıkışın ardından yakalanan gelişme, insanda olduğu gibi ülkelerde de rehavete neden olur. Sıkı duruş terk edildiğinde işler yolunda gitmez. Pedalı çevrilmeyen bisiklette dengeyi korumak zordur. Ekonomik gelişmeyi domine eden adımların atılması geciktiğinde ülkeler de sendeleyebilir, uzun süre kendine gelemeyebilir.

Türkiye de yaklaşık on yıldır orta gelir tuzağında. MÜSİAD bu konuyla ilgili değerli bir çalışmaya imza attı. Prof. Dr. Nurullah Gür’ün hazırladığı “Orta Gelir Tuzağından Çıkış” araştırması 135 sayfalık bir kitap haline getirildi. Geçen ay benim de katıldığım bir toplantıyla tanıtımı yapılan rapor, “Etkin Kapasite Kullanımı”, “Verimlilik Artışı” ve “Yeni Rekabet Alanları” alt başlıklarıyla çok kıymetli tespitler ve öneriler içeriyor. Çıkardığım bazı özetleri sizinle paylaşmak istiyorum.

Devamı Z Raporu Kasım 2025 sayısında…

Dikkat çekenler...