Ferguson’un çanları ABD için çalıyor!

İskoç asıllı Amerikalı tarihçi Niall Ferguson’un ortaya koyduğu Ferguson Yasası, modern çağın en sarsıcı jeopolitik uyarılarından biridir. Bu yasaya göre; bir ülke, kamu harcamaları içinde faiz ödemelerine, savunma bütçesinden daha fazla kaynak ayırmak zorunda kalıyorsa, o ülke artık küresel liderlik iddiasını sürdüremez. Bu yalnızca bir mali denge uyarısı değil; aynı zamanda bir jeopolitik zayıflama alametidir.

Bu teori, tarihten birçok örnekle desteklenebilir. 18. yüzyılın sonlarında, mali disiplinden uzaklaşan ve borç sarmalına giren Fransa, monarşisini devrimle kaybetmişti. Osmanlı İmparatorluğu ise 19. yüzyıl boyunca giderek artan dış borçlar nedeniyle önce Düyun-u Umumiye gibi mali vesayet yapılarıyla kuşatılmış, ardından siyasi ve toprak bütünlüğünü yitirmişti. Her iki örnekte de mali zafiyet, askeri ve siyasi zafiyetin habercisi olmuştur. Peki bugünün dünyasında aynı kaderi kimler paylaşabilir? Cevap çok açık: Amerika Birleşik Devletleri.

BORÇ SAVUNMA HARCAMALARINI BOĞUYOR!

2024 yılı itibariyle ABD tarihinde bir ilk yaşanıyor: Federal hükümetin faiz ödemeleri, savunma harcamalarını geride bıraktı. ABD’nin faiz giderleri GSYH’nin yüzde 3,1’ine ulaşırken, savunma bütçesi yüzde 3,0 seviyesinde kaldı. Bu kırılma, Ferguson Yasası’nın işaret ettiği eşiğin aşıldığı anlamına geliyor.

Oysa Soğuk Savaş döneminde dengeler bambaşkaydı. Örneğin, 1960-1989 arasında ABD’nin faiz ödemeleri GSYH’nin yalnızca yüzde 1,8’ini oluştururken, savunma harcamaları yüzde 6,4’lük dev bir paya sahipti.

Devamı Z Raporu Temmuz 2025 sayısında…

Dikkat çekenler...