Bugün Rusya, yarın kim? Batı finans düzeninde tehlikeli eşik

Avrupa Birliği’nin Rusya Merkez Bankası’na ait dondurulmuş rezervlere el koymayı tartışması, yalnızca Moskova’ya yönelik bir baskı hamlesi değildir. Bu adım, II. Dünya Savaşı sonrasında inşa edilen küresel finans düzeninin temel varsayımlarına yönelmiş açık bir meydan okumadır. Bugün hedef Rusya olabilir; ancak yarın Körfez fonları, ertesi gün Çin’in egemen varlıkları aynı riskle karşı karşıya kalabilir. Sorun, “kimin sırada olduğu” değil; Batı’nın kendi kurduğu düzeni hangi noktada işlevsiz hâle getirdiğidir.

Zira bir kez emsal oluştuğunda, yurtdışında tutulan her rezerv, her ortaklık ve her devlet fonu potansiyel bir yaptırım aracına dönüşür. Hukukun seçici biçimde uygulanması, güvenin sistematik olarak aşınması anlamına gelir. Güven kaybolduğunda ise yalnızca para yer değiştirmez; rezerv para statüleri, saklama kurumlarının tarafsızlığı ve uluslararası hukukun sınırları da tartışmalı hâle gelir. Avro’nun küresel rezerv rolü tam da bu nedenle sorgulanmaya başlamıştır.

Asıl tehlike Rusya’nın vereceği tepkide değil; Körfez’den Asya’ya kadar uzanan merkez bankalarında aynı düşüncenin filizlenmesindedir: “Bugün Rusya’ya yapılan, yarın bize de yapılabilir.” Bu sessiz endişe, küresel sermaye hareketlerini çoktan değiştirmiştir. Euro ağırlığı azaltılırken, altın ve siyasi riskten görece bağımsız varlıklar öne çıkmaktadır.

Devamı Z Raporu Ocak 2026 sayısında…

Dikkat çekenler...