Dünya ekonomisi büyüyor, ticaret sürüyor, teknoloji yatırımları hızlanıyor. Ancak küresel ekonomik hareketliliğin arkasında giderek büyüyen bir gerçek var: Borç. 2026’nın ilk çeyreğinde 353 trilyon dolara ulaşarak yeni bir rekor kıran küresel borç stoku, dünya ekonomisinin toplam büyüklüğünün 3 katına çıktı. Beş çeyrektir yükselen borç yükü, Mart 2025-Mart 2026 arasını kapsayan bir yıllık dönemde yaklaşık 25 trilyon dolar arttı.
Son yıllarda daha büyük çarpanlarla artan bu borç yüküne hangi ülke ne kadar katlanabilir. Çünkü bu artışının en önemli kaynağı devletler. Özellikle ABD ve Çin’in kamu borçlanması küresel borç stokundaki yükselişte belirleyici oluyor. İlk çeyrek rakamları itibarıyla gelişmiş ekonomilerin toplam borcu 246 trilyon dolara ulaşırken, gelişmekte olan ülkelerin borcu 106,7 trilyon dolar seviyesinde. İlk bakışta gelişmiş ülkelerin borç yükünün çok daha yüksek olması şaşırtıcı gelebilir. Ancak borcun miktarı kadar, hangi koşullarda finanse edildiği önem taşıyor. Küresel borcun 65,1 trilyon doları hanehalklarına, 101,8 trilyon doları finansal olmayan şirketlere, 108,5 trilyon doları kamuya, 77,3 trilyon doları ise finansal sektöre ait. Özellikle hızlı yükselişi dikkat çeken kamu borcunun küresel GSYH’ye oranı bir yılda yüzde 92,1’den yüzde 94,8’e yükseldi.
Devamı Z Raporu Eylül 2026 sayısında…
