BRICS ve D8 dünya güç savaşında yeni arayışlar

Rus Dışişleri Bakanı Yevgeny Primakov’un öncülüğünde şekillenen BRICS fikri, 2000’li yılların başında, bazı ülkelerin Batı merkezli küresel düzende daha fazla söz sahibi olma arayışlarının bir sonucu olarak doğdu. Bu yapı, zamanla sadece ekonomik değil, aynı zamanda siyasi bir alternatif olarak da değerlendirilmeye başlandı. Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’dan oluşan BRICS, “çok kutuplu bir dünya” idealinin taşıyıcısı olarak umut verdi.

Benzer şekilde Türkiye de 1990’ların sonunda çok kutuplu dünyaya yönelik alternatif yapı arayışındaydı. Başbakan Necmettin Erbakan, “Gelişmekte olan ülkelerin kendi arasında işbirliği kurarak Batı’ya karşı daha dengeli bir küresel mimari oluşturabileceği” düşüncesiyle D-8 (Developing-8) adlı yapıyı önerdi. Türkiye’nin öncülüğünde kurulan D-8; Türkiye, İran, Pakistan, Bangladeş, Mısır, Endonezya, Malezya ve Nijerya’dan oluşuyordu. Ancak bu girişim, Batı’daki bazı güç merkezlerinin hoşuna gitmedi ve kısa bir süre sonra Erbakan hükümeti çeşitli iç ve dış etkenlerle devrildi.

2001 yılında Goldman Sachs’ın baş ekonomisti Jim O’Neill, ekonomik potansiyeli yüksek dört ülkeyi tanımlamak amacıyla “BRIC” terimini ortaya attı. Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin’den oluşan bu grup, “yükselen piyasa ekonomileri” olarak görülüyor ve 21. yüzyılda küresel ekonominin yeni merkezleri olmaya aday kabul ediliyordu.

Devamı Z Raporu Ağustos 2025 sayısında…

Dikkat çekenler...