Türk Ekonomisi, 2025 yılında küresel belirsizliklerin ve iç dinamiklerin eş zamanlı baskısıyla bir denge arayışı içine girdi. Yüksek enflasyonla mücadele sürerken ekonomik büyüme, iç talepteki sıkılaşma ve kredi koşullarındaki sıkı politika nedeniyle sınırlı kaldı. İşsizlikte yapısal sıkıntılar devam etse de sanayi ve hizmetler tarafında seçici bir istihdam artışı gözlendi.
2026 yılına girerken genel beklenti, mali disiplinin korunması, sıkı para politikasının enflasyonu düşürmek için uygulanmasına devam edilmesi ve dış talep ile turizm gelirlerinin büyümeye destek vermesi sayesinde ekonomik istikrarın güçlenmesi yönünde şekillenmektedir. 2025 yılı, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) büyüme oranının yaklaşık yüzde 3,5 seviyesinde gerçekleştiği bir yıl oldu. Enflasyon cephesinde ise yıl sonu itibarıyla yüzde 31 seviyesine gerileme tahmin edilebilir. Cari açık, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yıllıklandırılmış olarak yüzde 1,3 seviyesinde, son üç yılın ortalaması yüzde 3,5’un altında gerçekleşti. Bütçe açığının GSYH’ya oranı yüzde 3,6 oldu ve işsizlik oranı yıl boyunca yaklaşık yüzde 8,5 seviyesinde seyretti.
2025 yılında net asgari ücret ise yıl boyunca yürürlükte kalmak üzere 22.105 TL olarak belirlenmişti. 2026 yılı için ise yeni asgari ücret yüzde 27 artırılarak 28 bin 75 TL’ye çıkarıldı. Buna ilave olarak, 3 bin 36 TL’lik ek bir ödeme açıklandı. 2026 yılına ilişkin temel senaryo olan OVP’de ekonomik büyümenin yüzde 3,8 civarında gerçekleşmesi ve enflasyonun yüzde 16 seviyesine gerileniyor.
Devamı Z Raporu Ocak 2026 sayısında…
