PETRODOLARIN HAKİMİYETİ KIRILIYOR MU?

DOLAR UZUN YILLAR ABD HEGEMONYASININ EN ÖNEMLİ SİLAHLARINDAN BİRİ OLDU. ABD HÜKÜMETLERİNİN BÜTÇE AÇIKLARINI FİNANSE ETMESİ, KÜRESEL NÜFUZU VE DIŞ MÜDAHALELERİNİN ŞEKİLLENMESİNE OLANAK TANIYAN PETRODOLAR SİSTEMİ, ENERJİ İSTEYEN HER ÜLKENİN ÖNCELİKLE ABD FİNANS SİSTEMİNDEN GEÇMESİ ZORUNLULUĞUNU ORTAYA ÇIKARDI. ANCAK GÜNÜMÜZDE PETRODOLAR DÖNGÜSÜ EKONOMİLERDEKİ DÖNÜŞÜMLE BERABER CİDDİ ÖLÇÜDE ZAYIFLAMAYA BAŞLADI. ABD’NİN İTHAL PETROLE BAĞIMLILIĞININ ZAYIFLAMASI, PETROL İHRAÇ EDEN ÜLKE EKONOMİLERİNDEKİ YAPISAL DÖNÜŞÜMLER VE EN ÖNEMLİSİ YÜKSELEN EKONOMİLERİN DEDOLARİZASYONA YÖNELMESİ, PETRODOLAR SİSTEMİNİN KIRILGAN BİR HÂKİMİYETİNİN OLDUĞUNU GÖSTERİYOR.

KADRİYE N. TUNÇSİPER

Petrodolar, Suudi Arabistan da dahil Körfez İşbirliği Konseyi devletlerinin ABD ile yaptığı, petrolü dolar üzerinden fiyatlandırma ve satış ile elde edilen gelirleri ABD hazine tahvillerine yatırmayı kabul ettikleri; karşılığında da askeri koruma sağladıkları sistemi ifade etmek için kullanılan bir kavram. 70’lerden bu yana dolara yönelik garantili bir talep sağlayan petrodolar, petrol gelirlerini güvenli liman olan tahvil piyasalarına yönlendirirken, ABD’ye de büyük etki gücü sağladı. Bretton Woods sisteminin çöküşünün ardından 1970’lerde kurulan sistem günümüze kadar en önemli parasal düzenlemelerden biri haline geldi.

DOLAR TALEBİ KALICI HALE GETİRİLDİ

Petrodolar sistemi, ABD Başkanı Nixon’ın yabancı merkez bankalarının değer kaybeden dolarları tutmak konusunda geri adım atması ve dolar rezervlerini altına çevirmeye başlamasının ardından artan enflasyonu kontrol altına almak için 1971’de altın standardını terk etmesi sonrası hayata geçirildi.

1973 petrol krizi, petrolün yalnızca stratejik bir emtia değil, küresel ekonomik düzenin merkezinde yer alan bir güç unsuru olduğunu ortaya koyarken, ABD ile başta Orta Doğu olmak üzere büyük petrol üreticileri arasında geliştirilen finansal ve stratejik iş birlikleri sonucunda petrol ticaretinin dolar üzerinden yapılması benimsendi. Petrol ihraç eden ülkeler gelirlerini büyük ölçüde ABD finans piyasalarında değerlendirmeye yönelirken, ABD de güvenlik ve ekonomik destek sağladı. Bu düzen, petrol satın almak isteyen ülkelerin dolar talebini kalıcı hale getirdi.

Petrol fiyatlarının varil başına neredeyse 150 dolara ulaştığı 2002-2008 yılları arasındaki dönem, petrodoların gücünün zirve noktası oldu. O dönemde ABD dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısıydı ve bu durum, petrol üreten ülkelerin büyük ticaret fazlaları biriktirmesine olanak sağladı. Bu fazlaların büyük kısmı da ABD tahvil piyasasına döndü.

PETRODOLAR SİSTEMİNDEN AYRILMANIN BEDELİ VAR

Tüm ülkelerin altın değil, dolar cinsinden rezerv biriktirmek zorunda oldukları bir sistem ABD dolarına baskın ödeme sistemi olarak uzun yıllar büyük ayrıcalıklar sağladı. Dolar merkezli enerji piyasası üzerindeki doların hakimiyetinden ayrılmak yönündeki girişimlere ise hiçbir zaman sıcak bakılmadı.

Yeni yılın başında Venezuela’da yaşananlar ve ABD’nin son aylarda İran’a yönelik söylemleri de petrodolara karşı olmanın bir bedeli olduğunu gösteriyor. 2018’de Venezuela sadece dolar cinsinden petrol satışlarının ötesine geçen düzenlemeler peşinde koşarken ABD’nin ciddi yaptırımları ile karşı karşıya kaldı. İran ise petrolünü ihraç ederken farklı para birimlerine yöneliyor. Her iki örnek de geçmişte petrodolar sisteminden çıkma yönünde adımlar atan Irak ve Libya deneyimlerini hatırlatıyor.

2000 yılında Irak yönetimi, Birleşmiş Milletler gözetimindeki petrol satışlarını dolar yerine euro üzerinden fiyatlayacağını açıkladı. Birkaç yıl sonra Irak, kitle imha silahları iddiaları ile ABD öncülüğünde işgal edildi. 2010’da ise Libya lideri Kaddafi Afrika içinde alternatif bir ödeme sistemi ve altına dayalı para birimi fikrini gündeme getirdi. Aynı dönemde ABD öncülüğünde NATO müdahalesi ile ülkede rejim değiştirildi.

Günümüzde İran’a yönelik ABD baskısının nedenlerinden birinin, petrodolar sisteminde ortaya çıkabilecek zayıflıkları önleme çabası olduğunu belirten ASBÜ Bölge Çalışmaları Enstitüsü Müdürü Enver Arpa, ABD’nin petrodolar sistemi sayesinde küresel ekonomiyi dönüştürdüğünü, ekonomik alanda tartışmasız bir üstünlük sağladığını ve dünya siyasetinde istediği dizaynı yapmak için kullandığını belirtiyor.

ABD’nin küresel rakipleri olan Çin ve Rusya gibi ülkeleri en fazla sıkıştırabildiği konunun enerji sektöründeki bu hakimiyeti olduğunu söyleyen Arpa, dünyanın en büyük petrol rezervine sahip Venezuela ile 4. büyük rezervine sahip İran’ın kendilerine uygulanan ambargoların da etkisiyle geliştirmek zorunda kaldıkları tutumun, ABD tarafından petrodolar hakimiyetini sarsma şeklinde değerlendirildiğini ifade ediyor. Her iki ülkenin de Çin ile dolar dışı araçlarla petrol satışında bulunduğunu hatırlatan Arpa, ABD’nin Venezuela’da hukuksuz tutumla devlet başkanı Maduro’yu kaçırıp hapsetmesinin ve ardından oluşturulan yeni yönetimle anlaştığını duyurmasının da bu amacının açık bir göstergesi olduğunu ifade ediyor.

PETRODOLAR ZAYIFLIYOR MU?

Petrodolar sistemine yönelik karşı girişimler ABD’nin en büyük kabusu olsa da zaman içinde jeopolitik dengelerin değişmesi, yükselen ekonomilerin alternatif para arayışları ve dijital finansal altyapıların gelişmesi bu yapının geleceğini tartışmaya açıyor. Çin’in ekonomik yükselişi, küresel petrol ticaretinin dolar cinsinden fiyatlandırılan yüzdesini azaltmaya başladı. Resmi olmamakla birlikte günümüzde dünya ham petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 15 ila 25’i euro ve yuan gibi dolar dışı para birimleri ile fiyatlandırılıyor.

Dolar enerji piyasalarında baskın rolünü sürdürse de yaşanan yapısal dönüşümler, uzun yıllardır uluslararası finans sisteminin temel dayanaklarından olan petrodolar mekanizmasını giderek zayıflatıyor. Bunun en önemli unsurlarından biri ABD’nin 2021 itibarıyla dünyanın en büyük petrol üreticisi ve net petrol ihracatçısı konumuna gelmesini sağlayan şist enerji devrimi. Ülkenin ithal ham petrole bağımlılığını önemli ölçüde düşüren bu gelişme, petrol gelirlerinin ABD finans piyasalarına geri dönüşünü esas alan petrodolar döngüsünü yavaşlatıyor.

Devamı Z Raporu Mart 2026 Sayısında…

Dikkat çekenler...