TÜM DÜNYA MART AYINA, UZUN SÜREDİR BEKLENEN İSRAİL VE ABD’NİN İRAN’A YÖNELİK SALDIRISININ ORTAYA ÇIKARDIĞI EKONOMİK ETKİLER İLE GİRİŞ YAPTI. SAVAŞIN UZUN SÜRME İHTİMALİ İLK AŞAMADA PETROL VE DOĞAL GAZ ARZINA YÖNELİK ENDİŞELERİ ARTIRARAK ENERJİ FİYATLARINDA SERT DALGALANMALARA YOL AÇARKEN, HÜRMÜZ BOĞAZI’NDAN GEÇİŞLERE İLİŞKİN RİSKLER KÜRESEL TİCARETİ SEKTEYE UĞRATIYOR. İRAN’IN BEKLENMEDİK ŞEKİLDE KÖRFEZ ÜLKELERİNİ DE HEDEF ALMASI İSE KÜRESEL LOJİSTİK, TEDARİK VE ULAŞIM ALANINDA BEKLENİLENDEN UZUN SÜRECEK KRİZLERE YOL AÇMA İHTİMALİ BULUNUYOR.
KADRİYE N. TUNÇSİPER
ABD ve İsrail işbirliği ile İran’a yönelik saldırılar küresel ekonomide son yıllarda görülen en büyük şok etkisini ortaya çıkardı. Dünyanın en işlek petrol sevkiyat kanalı olan Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından bloke edilmesinin yanı sıra bölge rafinelerine yönelik saldırılar, petrol piyasasını alt üst ederken; gıdadan turizme birçok sektör de ciddi baskı altına girdi. Enerji güvenliğinin sadece ekonomik değil aynı zamanda jeopolitik bir mesele olduğunu ifade eden Mersin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Azime Telli, boğazın uzun süreli kapanmasının küresel enerji sisteminde zincirleme etki yaratabilecek nitelikte olduğunu ifade ediyor.
1973’te uygulanan petrol ambargosu sonucunda küresel petrol arzında yaklaşık 4-5 milyon varillik kesintinin petrol fiyatlarının 4 katına çıkmasına ve Batı ekonomilerinde derin bir enerji krizine yol açtığını, İran’daki devrim sürecinde üretimin kesintiye uğraması sonucunda küresel petrol piyasasında yaklaşık 5-6 milyon varillik bir arz daralması yaşandığını ve Irak’ın Kuveyt işgalinde 4 milyon varillik petrol üretiminin geçici olarak piyasadan çekilmesiyle petrol fiyatlarının birkaç ayda iki katına çıktığını hatırlatan Telli, Hürmüz Boğazı’nın uzun süreli kapanması halinde oluşabilecek 12-15 milyon varillik günlük arz kaybının, üç büyük enerji krizinin toplam etkisini dahi aşabilecek bir büyüklüğe ulaşabileceği uyarısında bulunuyor.
HÜRMÜZ’DEKİ GERİLİM KÜRESEL PİYASALARI SARSIYOR
Dünya genelinde deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık 4’te 1’i ve sıvılaştırılmış doğalgazın (LNG) yaklaşık 5’te 1’i Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Geçtiğimiz yıl boğazdan geçen enerji ticaretinin 600 milyar dolara denk olduğu hesaplanıyor. Savaşın başlaması ile Mart ayının ilk haftasında Hürmüz Boğazı’ndan geçen tanker trafiği yüzde 90 oranında azaldı ve bu durum ilk aşamada petrol ve doğal gaz fiyatlarının aşırı artışına yol açtı. Savaşın seyri süresince petrol ve doğalgaz fiyatlarında dalgalanmalar sürerken Hürmüz Boğazı’nın ne zaman normale döneceği belirsizliğini koruyor. Yapılan değerlendirmelerde de 100 doları aşan fiyatların Şubat ayındaki seviyelere ne zaman gerileyeceği büyük ölçüde savaşın süresine bağlı olacak.
Capital Economics’in değerlendirmesine göre İran-İsrail-ABD Savaşı’nın enerji piyasaları üzerindeki etkisi 3 farklı senaryo üzerinden ele alınıyor. İlk senaryoda yaklaşık 2 hafta sürecek kısa ancak şiddetli bir çatışma öngörülüyor ve bu durumda küresel petrol ve LNG ihracatının yaklaşık yüzde 1.4’ünü kaybedeceği değerlendiriliyor. İkinci senaryoda çatışmanın 3 ay sürmesi, ancak enerji tesislerinde kalıcı hasarın sınırlı kalması bekleniyor. Bu durumda 2026’da dünya petrol ve LNG ihracatının yüzde 5-6’sının kaybedilebileceği belirtiliyor.
En ağır senaryoda ise üç ay sürecek çatışmanın özellikle İran’ın Harg Adası’ndaki altyapıya kalıcı zarar vereceği ve küresel petrol ve LNG ihracatının yüzde 8-9’unun kaybedileceği değerlendiriliyor. Bu durumda petrol fiyatlarının varil başına 150 dolara, Avrupa’daki doğalgaz fiyatlarının ise Megawatt saat başına 120 avroya çıkabileceği ifade ediliyor. Şu anki durumda Ortadoğu’daki savaşın beklenenden kısa sürmesi durumunda petrol ve doğalgaz fiyatları yaz aylarında normale dönebilir. Goldman Sachs’ın kötümser senaryosuna göre ise petrolün varil başına 100 dolar seviyesinde seyretmesi, küresel büyümeyi 0,5 puan düşürecek.
IMF Genel Direktörü K. Georgieva da petrol fiyatlarındaki her yüzde 10’luk artışın, yılın büyük bölümünde devam etmesi halinde küresel enflasyonu yüzde 0,4 oranında artıracağını ve küresel ekonomik çıktıyı yüzde 0,2’ye kadar azaltabileceğini açıkladı. Savaşın ikinci haftasında Uluslararası Enerji Ajansı, petrol fiyat şokunu azaltmak için, toplam stratejik rezervlerinin üçte birine denk gelen 400 milyon varil ham petrolün piyasaya sürüleceğini açıkladı. Bu miktar ise Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından 2022’de belirlenen önceki rekorun iki katından fazla. Bunun yaklaşık 172 milyon varili ABD’den ve 80 milyon varili de Japonya’dan geldi. Ancak bu bile enerji fiyatlarındaki yükselişin durmasını şu anki aşamada engelleyebilmiş değil.
Devamı Z Raporu Nisan 2026 Sayısında…
