TÜRKİYE’NİN START-UP EKOSİSTEMİ GÜÇLENİYOR

TÜRKİYE’NİN 25 YILLIK START-UP EKOSİSTEMİ “HASAT” DÖNEMİNE GİRERKEN,YATIRIMLAR HIZ KESMEDEN ARTIYOR. 2025’İN ÜÇÜNCÜ ÇEYREĞİNDE TÜRK GİRİŞİMLERİNE 475 MİLYON DOLARLIK YATIRIM YAPILMASI, BU BÜYÜMENİN EN SOMUT GÖSTERGESİ OLDU. YAPAY ZEKÂ, FİNTECH VE SAAS ÇÖZÜMLERİ ÖLÇEKLENEBİLİR MODELLERİYLE YATIRIMCI İLGİSİNİN ODAĞINDA YER ALIYOR. UZMANLARA GÖRE ARTIK SADECE SERMAYE DEĞİL; KÜRESEL VİZYON, GÜÇLÜ HİKÂYELER VE İŞ BİRLİĞİ KÜLTÜRÜ TÜRKİYE’NİN GİRİŞİMCİLİK YOLCULUĞUNU ŞEKİLLENDİRECEK. TÜRKİYE, YENİLİKÇİ FİKİRLERİN DOĞDUĞU BÖLGESEL BİR GİRİŞİMCİLİK ÜSSÜNE DÖNÜŞÜYOR.

GİZEM TÜMBAY KOÇAK

Türkiye, start-up ekosistemi güçlenmeye devam ediyor. Öyle ki, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde Türk start-up’larına toplam 240 yatırım turunda 475 milyon dolar yatırım yapılırken, bu yatırım turunun 106’sı TÜBİTAK BİGG, 11’i ise kitle fonlaması yoluyla tamamlandı. Yapay zekâ ise lider sektör konumunda kalmaya devam etti. Bir zamanlar sadece fikir aşamasında olan Türkiye’nin start-up yolculuğu, bugün 25 yıllık bir ekosistem gücüne dönüştü. Bu sürecin 2001-2010 arasındaki ilk 10 yılı kamu ve üniversiteler üzerinden altyapılar kurmakla, öğrenmekle geçerken; 2011-2020 yıllarını kapsayan ikinci 10 yılı, özel sektörün de yavaş yavaş katılımıyla yeni iş birliği modellerinin denenmesiyle ilerledi. 2021-2025 arasında ekosisteme yapılan yatırımların yıllık ortalaması ise 1,2 milyar dolar seviyesine kadar yükseldi.

2021-2030 yıllarını kapsayan üçüncü 10 yılın ismini “Hasat Zamanı” olarak tanımlayan Ventures & Mentors League CEO’su Ufuk Batum, bu zamanın çok iyi değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Türkiye’nin küresel haritalarda ve yatırım radarlarında daha fazla görünür hâle geldiğini vurgulayan Batum, çok ciddi ilgi ve yatırım çekecek bir konumda olunduğunu ifade ederken, ulaşılması gereken seviyenin henüz dörtte birinde olunduğuna da işaret ediyor.

TÜRKİYE, BÖLGESEL BİR GİRİŞİMCİLİK ÜSSÜNE DÖNÜŞÜYOR

Son yıllarda yakalanan bu ivmeyi yalnızca ekonomik bir hareketlilik olarak değil, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümü olarak değerlendiren BTM Genel Müdürü Dr. Önder Kul, genç girişimcilerin artık fikirlerini sadece tartışmakla kalmadığını; onları ürünlere, markalara ve teknoloji çözümlerine dönüştürmenin yollarını aradığını söylüyor. Türkiye’nin bölgesel bir girişimcilik merkezi olma yolunda ilerlediğini vurgulayan Kul, özel sektör ve kamunun attığı adımların, teknoloji odaklı programların, start-up merkezlerinin ve uluslararası fonların ilgisinin bu ivmenin sürdürülebilirliğini desteklediğine dikkat çekiyor.

Küresel girişim haritasında Türkiye; genç nüfusu, dinamizmi ve yenilikçi potansiyeliyle öne çıkarken, Avrupa ve Asya pazarlarına yakınlığı sayesinde girişimciler için stratejik bir köprü oluşturuyor ve zorluklara karşı daha dirençli bir vizyon geliştirmelerini sağlıyor. Unicorn seviyesine ulaşan markalar ülkeye uluslararası görünürlük kazandırsa da, Kul’a göre asıl heyecan verici olan her yıl “Ben de başarabilirim” diyerek yola çıkan yüzlerce yeni girişimcinin varlığı. Bu dinamizmin, Türkiye’nin küresel girişimcilik sahnesindeki konumunu her geçen gün daha da güçlendirdiği düşünülüyor.

YAPAY ZEKÂ YATIRIMLARI ZİRVEDE

Bugün dünyada ve Türkiye girişimcilik ekosisteminde en çok ilgi çeken alan yapay zekâ olmaya devam ediyor. Dünyada dönen yatırımların neredeyse yüzde 45’i yapay zekâ start-up’larına gidiyor. Yapay zekâ hemen her sektörü ve teknoloji dikeyini yatayda kesse de; finansal teknolojiler, nitelikli tarım, gıda teknolojileri, eğitim, mobil uygulama ve oyun teknolojileri, sağlık ve biyoteknoloji, lojistik ve teslimat, iş süreçleri, sürdürülebilir enerji, e-ticaret ve pazaryeri uygulamaları gibi alanlarda start-up’lar üretilmeye devam ediyor.

Yapay zekânın ekseninden çıkmamak gerektiğine değinen Batum, sadece Türkiye’nin sahip olduğu yatırım gücünün değil, dünyanın etkin fonlarını ve finansını da Türkiye’ye çekmek gerektiğini vurguluyor. Türkiye gibi hızlı büyüme ve kalkınma iştahı olan ülkeler için en önemli aracın, start-up ekosistemini sağlıklı ve etkin bir şekilde kurmak ve büyütmek olduğunu söyleyen Batum, “Göreceli az kaynakla büyük sıçramalar ve gelişmeler ancak bu ekosistemde mümkün. Bazı start-up’ları incelerken, onları desteklerken ve onlarla birlikte çalışırken zaman zaman haftalık büyümelerine bakıyoruz. Koyduğumuz metrikler çok dinamik ve çoğu zaman ölçeklenebilirliği destekliyor” diyor.

Devamı Z Raporu Aralık 2025 Sayısında…

Dikkat çekenler...