İRAN, KÜRESEL EKONOMİYİ KÖRFEZ ÜZERİNDEN TEHDİT EDİYOR

İRAN İLE TIRMANAN GERİLİM, KÖRFEZ ÜLKELERİNİN SON 20 YILDA İNŞA ETTİĞİ PETROL DIŞI EKONOMİK MODELİ DOĞRUDAN HEDEF ALDI. ÖZELLİKLE, DUBAİ MERKEZLİ TURİZM, FİNANS VE LOJİSTİK AĞI GÜVENLİK ALGISINDAKİ BOZULMAYLA BİRLİKTE CİDDİ DARBE ALDI. TURİZMDE MİLYARLARCA DOLARLIK KAYIP RİSKİ, HAVACILIK VE FİNANS SEKTÖRLERİNDE İSE OPERASYONEL GERİ ÇEKİLMELER DİKKAT ÇEKİYOR. KÖRFEZ ÜLKELERİNİN MİLYARLARCA DOLARLIK DEV ALT YAPI PROJELERİ DE SAVAŞIN OLUŞTURDUĞU BELİRSİZLİKTEN OLUMSUZ ETKİLENDİ. SAVAŞIN UZAMASI HALİNDE YATIRIM AKIŞININ ZAYIFLAMASI VE SERMAYE ÇIKIŞLARI, BÖLGE EKONOMİLERİNDE BÜYÜMEYİ BELİRGİN ŞEKİLDE YAVAŞLATABİLİR.

ORHAN ORHUN ÜNAL

İran ile tırmanan gerilimin Körfez ekonomilerine etkisini doğru okumak için, bölgenin son 20 yılda inşa ettiği ekonomik modelin ölçeğini anlamak gerekiyor. Gulf Cooperation Council (Körfez İşbirliği Konseyi) üyesi Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Umman ve Bahreyn, petrol gelirlerine bağımlılığı azaltmak amacıyla turizm, finans ve lojistik alanlarında dev yatırımlara yöneldi. 2025 itibarıyla toplam ekonomik büyüklükleri 2,2–2,3 trilyon dolar seviyesine ulaşan bu blok, küresel ölçekte orta büyüklükte gelişmiş ekonomilerle yarışır hale geldi. Bölge ekonomisinin yarısından fazlasını Suudi Arabistan oluştururken, BAE finans ve hizmetler sektörüyle ikinci sırada yer aldı. Özellikle bu iki ülke, toplam ekonomik gücün yaklaşık üçte ikisinden fazlasını taşıyarak Körfez’in ana eksenini belirledi. Bu yapı, enerji gelirleriyle finanse edilen ancak giderek çeşitlenen bir ekonomik dönüşüm modeline işaret etti.

EN BÜYÜK ZARARI DUBAİ GÖRDÜ

Bu dönüşümün en görünür örneği ise Dubai oldu. Dubai, petrol dışı sektörlere dayalı büyüme stratejisiyle turizm, finans ve küresel şirket merkezlerinin kesiştiği bir merkez haline geldi. 2024 itibarıyla Körfez genelinde turizm sektörünün büyüklüğü 247 milyar dolara ulaşırken, ziyaretçi harcamaları 179 milyar doların üzerine çıktı. Dubai, “güvenli küresel finans merkezi” algısıyla uluslararası sermaye için cazibe noktası oluşturdu. Sıfır gelir vergisi, gelişmiş altyapı ve yüksek yaşam standartları sayesinde son yıllarda yaklaşık 10 bin milyonerin kente taşındığı ve 63 milyar dolarlık servetin bölgeye geldiği tahmin ediliyor. Bu süreçte uluslararası bankalar, hedge fonları ve çok uluslu şirketler bölgesel merkezlerini Dubai ve Abu Dabi’ye kaydırdı.

UZUN VADELİ YATIRIM KARARLARI YENİDEN ŞEKİLLENİYOR

Ancak İran ile yaşanan savaş, bu ekonomik modelin en kritik unsuru olan “güvenlik algısını” hedef aldı. Körfez ülkeleri uzun yıllardır kendilerini Orta Doğu’nun en istikrarlı ve güvenli yatırım merkezi olarak konumlandırıyordu. Saldırıların ardından bu algının zedelenmesi, yalnızca fiziksel hasardan çok daha büyük bir ekonomik risk oluşturdu. Uluslararası şirketlerin bazı çalışanlarını bölgeden tahliye etmesi, turistlerin hızla ayrılması ve büyük etkinliklerin iptal edilmesi bu kırılmanın ilk işaretleri oldu. Bu gelişmeler, yatırımcı güveninin ne kadar hassas bir zemine oturduğunu da ortaya koydu. Özellikle küresel sermaye için güvenlik algısındaki bozulma, uzun vadeli yatırım kararlarını doğrudan etkileyebilecek bir unsur olarak öne çıktı.

Devamı Z Raporu Nisan 2026 Sayısında…

Dikkat çekenler...