TÜRKİYE, KÜRESEL BELİRSİZLİKLERİN DAMGA VURDUĞU 2025 YILINDA CUMHURİYET TARİHİNİN EN YÜKSEK İHRACAT SEVİYESİNE ULAŞTI. YIL SONUNDA MAL VE HİZMET İHRACATI, 396,5 MİLYAR DOLAR İLE RESMİ HEDEFİN ÜZERİNE ÇIKARAK REKOR KIRARKEN, İHRACATIN İTHALATI KARŞILAMA ORANI DA YÜZDE 74,8 SEVİYESİNE YÜKSELDİ. TİCARET BAKANI ÖMER BOLAT, SÖZ KONUSU BAŞARIYA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMESİNDE, BU TARİHİ REKORUN GERÇEK MİMARLARININ İHRACATÇILAR OLDUĞUNU VURGULADI. ZORLU KÜRESEL KOŞULLARA RAĞMEN ÜRETİMDEN VE İHRACATTAN VAZGEÇMEYEN İHRACATÇILARIN TÜRKİYE EKONOMİSİNİN DAYANIKLILIĞINI BİR KEZ DAHA ORTAYA KOYDUĞUNU BELİRTEN BOLAT, ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEME İLİŞKİN HEDEFLERİ DE PAYLAŞTI. BAKAN BOLAT, İHRACATTA ÖNCELİKLİ HEDEFİN YALNIZCA HACİM ARTIŞI OLMADIĞININ ALTINI ÇİZEREK, KATMA DEĞER, TASARIM VE MARKA ODAKLI, TEKNOLOJİ YOĞUN ÜRÜNLERİN İHRACATTAKİ PAYINI ARTIRARAK TÜRKİYE’NİN DÜNYA TİCARETİNDEN ALDIĞI PAYI YÜKSELTMEYİ AMAÇLADIKLARINI İFADE ETTİ. BU DOĞRULTUDA 2026 YILININ, TÜRKİYE’NİN KÜRESEL TİCARETTE REKABET GÜCÜNÜ ARTIRMAYA YÖNELİK STRATEJİK ADIMLARIN ÖNE ÇIKACAĞI STRATEJİK BİR DÖNEM OLACAĞINI KAYDETTİ.
KADRİYE N. TUNÇSİPER
Küresel ticaretin tarife savaşları, artan jeopolitik gerilimler ve zayıflayan talep baskısı altında seyrettiği 2025 yılında Türkiye, ihracatta tarihi bir eşiği geride bıraktı. Aralık ayında 26,4 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşan Türkiye, aylık bazda tüm zamanların en yüksek seviyesini kaydetti. Yılın tamamında ise mal ve hizmet ihracatı toplam 396,5 milyar dolara yükselerek 390 milyar dolarlık resmi hedefin üzerine çıktı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2025’teki ihracat rekorunun, Türkiye ekonomisinin üretim ve ihracat kapasitesindeki dayanıklılığı sayesinde gerçekleştiğini ifade ederek küresel ticaretin yavaşladığı ve korumacılığın arttığı dönemde Türkiye’nin olumlu şekilde ayrıştığını; son 32 ayın çoğunda ihracat artışı ve birçok aylık rekor ile bu başarının kalıcı bir eğilim haline geldiğini belirtti.
“Ticaret Bakanlığı olarak ortaya konulan hedeflere ulaşılması ve OVP’de yer alan politika ve tedbirlerin hayata geçirilmesi noktasında, ülkemizin ihracat performansını daha da ileriye taşımak üzere 2025 yılında çalışmalarımıza hız kesmeden, kararlılıkla devam ettik. Bu doğrultuda, faaliyetlerimize geçtiğimiz yıl itibarıyla, 2025 Yılı İhracat Eylem Planı’nı hazırlayarak başladık” diyen Bolat, Türkiye’nin ihracat potansiyelini daha da ileriye taşıyacak adımları net bir yol haritasına dönüştüren ve TİM, TOBB ve DEİK başta olmak üzere reel sektör temsilcileriyle yürütülen kapsamlı istişareler sonucunda şekillendirilen Plan kapsamında, ihracat destek mekanizmalarının geliştirilmesinden ticari diplomasinin güçlendirilmesine, gümrük süreçlerinin sadeleştirilmesinden ihracatın finansmanına yönelik yenilikçi çözümlere kadar uzanan 77 somut eylemin büyük ölçüde tamamlandığını ifade ederek şöyle konuştu:
“Bu eylemlerle, mevcut desteklerin daha etkin kullanımını sağlarken aynı zamanda yeni uygulamaları hayata geçirdik. Örneğin, Türk Ticaret Bankası ile yeni bir prefinansman modeli geliştirdik ve Türk Eximbank alıcı kredilerinin yaygınlaştırılmasına yönelik yeni bir destek mekanizmasını hayata geçirdik. Gıda ve Tarım İhracatındaki Teknik Engellerin Aşılması (GATE) ve İhracat360 Programı: Sürdürülebilir İhracat Hamlesi gibi projeleri uygulamaya aldık.”
DESTEKLER DEVAM EDECEK
Bolat, 2025 yılında toplamda yaklaşık 33 milyar TL’lik destek bütçesini ihracatçıların kullanımına sunduklarını belirterek, “Bu tutarın 25,5 milyar TL’sini mal ihracatına, 7,3 milyar TL’sini ise hizmet ihracatına yönelik destekler oluşturdu. Devlet desteklerini, ihracat hedeflerimize ulaşmada stratejik bir araç olarak gördük ve bu yönde güçlendirmeye devam ettik” dedi.
Bakan Bolat, ihracatçıların küresel pazarlarda daha rekabetçi hale gelmesi için yalnızca finansal desteklerle yetinmediklerini, aynı zamanda yapısal ve stratejik dönüşümlere de öncülük ettiklerini ifade etti. Bu kapsamda dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı politikaların somut adımlarla hayata geçirildiğini belirten Bolat, karbon emisyonlarının azaltılması, çevre dostu üretimin yaygınlaştırılması ve döngüsel ekonomi uygulamalarının benimsenmesi için Yeşil Mutabakata Uyum Projesi (Responsible® Programı) kapsamında firmaların aldığı danışmanlık giderlerini desteklemeyi sürdürdüklerini ifade etti.
Bakan Bolat, ihracatçıların küresel pazarlarda daha rekabetçi hale gelmesi için yalnızca finansal desteklerle yetinmediklerini, aynı zamanda yapısal ve stratejik dönüşümlere de öncülük ettiklerini ifade etti. Bu kapsamda dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı politikaların somut adımlarla hayata geçirildiğini belirten Bakan Bolat, “Karbon emisyonlarının azaltılması, çevre dostu üretimin yaygınlaştırılması ve döngüsel ekonomi uygulamalarının benimsenmesi için ‘Yeşil Mutabakata Uyum Projesi’ (Responsible® Programı) kapsamında firmalarımızın aldığı danışmanlık giderlerini desteklemeyi sürdürdük” diye konuştu.
E-ihracat alanında da önemli mesafeler kat ettiklerini kaydeden Bakan Bolat, yapay zeka tabanlı Kolay İhracat Platformu (KİP) ve E-Kolay İhracat Platformu’nu (E-KİP) güçlendirdiklerini, pazaryeri ve sosyal medya kılavuzlarını güncellediklerini ve Ankara E-İhracat Zirvesi gibi etkinliklerle firmaların dijital kapasitesini artırdıklarını söyledi.
İHRACAT REKORUNUN GERÇEK MİMARLARI İHRACATÇILAR
İhracat kültürünü tabana yaymak amacıyla YÖK işbirliğiyle hayata geçirilen İhracat Akademisi’nin önemli bir aşama kaydettiğini ifade eden Bolat, “İstanbul, Ankara, Konya, Kocaeli, Kayseri, Gaziantep, Bursa ve Adana’da 11 üniversiteyle protokol imzaladık. Bugüne kadar 5 ilde 11 eğitim programı tamamlandı ve 760 mezun verdik. Devam eden programlarla bu sayı artacak” şeklinde konuşarak, Uzak Ülkeler Stratejisi ile İslam İşbirliği Teşkilatı üyelerine yönelik ihracat geliştirme çalışmalarının 2026’da da devam edeceğini belirtti.
Finansmana erişimin Bakanlığın en öncelikli gündem maddelerinden biri olduğunu vurgulayan Bolat, Hazine ve Maliye Bakanlığı, TCMB ve Türk Eximbank ile koordinasyon içinde daha bütünleşik bir finansman ekosistemi oluşturduklarını söyledi. Bu kapsamda Türk Eximbank’ın 2025 sonunda 54 milyar dolarlık kredi ve sigorta desteği sağladığını, 2026 hedefinin ise 59 milyar dolar olduğunu; İGE A.Ş.’nin 2025 sonunda 227,7 milyar TL’lik krediye 199,3 milyar TL kefalet verdiğini ve 2026’da 290 milyar TL’lik krediye kefalet hedeflediğini; Türk Ticaret Bankası’nın 11 şubeye ulaştığını ve 2025’te 75,4 milyar TL finansman sağladığını, 2026 hedefinin 100 milyar TL olduğunu açıkladı.
Bolat, ihracat reeskont kredilerinde önemli iyileştirmeler yapıldığını da hatırlatarak, faiz hesaplama yönteminin değiştirilmesi, günlük limitlerin artırılması, yabancı para reeskont limitlerinin yükseltilmesi ve döviz pozisyonuna esneklik getirilmesi gibi düzenlemelerle ihracatçıların lehine adımlar atıldığını belirtti. Bolat, ayrıca döviz dönüşüm desteğinin yüzde 3’e çıkarıldığını, ihracat bedellerinin Merkez Bankasına satış yükümlülüğünün yüzde 35’e indirildiğini ve emek yoğun sektörlerde çalışan başına sağlanan desteğin 2.500 TL’den 3.500 TL’ye yükseltildiğini, kurumlar vergisi indiriminin kapsamının genişletildiğini, hizmet ihracatçılarına vergi avantajı sağlandığını ve belirli menkul satış sözleşmelerinde dövizle ödeme imkânının getirildiğini de sözlerine ekledi.
2025 ihracat rekorunun gerçek mimarlarının ihracatçılar olduğunu vurgulayan Bolat, şöyle konuştu:
“Biz Bakanlık olarak yolu açan, engelleri kaldıran bir rol üstlendik. Ancak bu tarihi başarının asıl sahibi, zorlu koşullara rağmen üretimden ve ihracattan vazgeçmeyen ihracatçılarımızdır. Bu rekor, onların azminin, cesaretinin ve emeğinin eseridir.”
DIŞ TİCARET HACMİ 820 MİLYAR DOLAR
OECD içerisinde ihracatını en çok artıran ikinci ülke olan Türkiye’nin 2025 yılına ilişkin dış ticaret verileri, 2002 yılında yüzde 50 civarında olan ihracatın ithalatı karşılama oranının 2025 yılında yüzde 74,8 seviyesine yükseldiğini gösterdi. Ayrıca Türk sanayi sektörü, 2025 yılında 194,8 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşarak bugüne kadarki en yüksek yıllık performansını sergiledi. Bir önceki yıla kıyasla yüzde 6 artış gösteren sanayi ihracatı, Türkiye’nin toplam ihracatı içinde yüzde 82’lik paya sahip oldu.
İhracatta iller bazında ilk sırayı 57,8 milyar dolarlık hacimle İstanbul aldı. İstanbul’u 35,2 milyar dolarla Kocaeli, 23,6 milyar dolarla İzmir, 20 milyar dolarla Bursa ve 13,2 milyar dolarla Tekirdağ izledi.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2025 yılında ulaşılan tarihi ihracat rekoruna ilişkin değerlendirmesinde, bu başarının tek bir sektöre indirgenemeyecek kadar geniş tabanlı olduğunu vurguladı. Bolat, “2025 yılında elde ettiğimiz ihracat rekorunu yalnızca belirli bir sektöre ya da ürün grubuna bağlamak, ihracat ailemizin ortaya koyduğu büyük başarının bütününü görmemizi engeller. Bu rekorun arkasındaki temel dinamik, sanayiden tarıma, madencilikten yazılıma kadar ekonomimizin tüm çarklarının ahenk içinde ve yüksek verimlilikle işlemesidir” dedi.
Bakan Bolat, tüm sektörlerin kendi alanlarında küresel rekabetçiliklerini kanıtlayarak bu başarıyı birlikte göğüslediklerini belirterek, “Geleneksel sanayi kollarımız ile ileri teknolojiye dayalı stratejik sektörlerimiz, birbirini tamamlayan bir sinerjiyle hareket etmiş ve bu tarihi zirveye ulaşılmasını sağlamıştır” ifadelerini kullandı.
Özellikle otomotiv, kimya ve makine sektörlerinin Türkiye’nin ihracat omurgasını oluşturduğunu söyleyen Bolat, bu sektörlerin küresel tedarik zincirlerindeki değişimleri fırsata çevirerek üretim kapasitelerini ve pazar paylarını koruduklarını belirtti. Bolat, “Sektörlerimiz yalnızca üretim hacimleriyle değil, kalite ve zamanında teslimat performanslarıyla da ‘Güvenilir Tedarikçi Türkiye’ markasını güçlendirmiştir” dedi.
Devamı Z Raporu Şubat 2026 Sayısında…
