Yapay zekada verimlilik çağı

YAPAY ZEKA, ARTIK YALNIZCA BİR TEKNOLOJİ YATIRIMI DEĞİL, EKONOMİK BÜYÜME, REKABET GÜCÜ VE ÜRETİM MODELLERİNİ DÖNÜŞTÜREN STRATEJİK BİR ALAN OLARAK ÖNE ÇIKIYOR. UZMANLARA GÖRE 2026, ŞİRKETLERİN YAPAY ZEKAYI DENEME AŞAMASINDAN ÇIKARIP ÖLÇEKLENEBİLİR TİCARİ DEĞERE DÖNÜŞTÜRDÜĞÜ “OLGUNLAŞMA YILI” OLACAK. TÜRKİYE AÇISINDAN GENÇ NÜFUS, MÜHENDİSLİK ALTYAPISI VE SANAYİ DENEYİMİ ÖNEMLİ AVANTAJLAR SUNARKEN; SAVUNMA, SAĞLIK, LOJİSTİK VE ÜRETİM GİBİ ALANLARDA YAPAY ZEKA DESTEKLİ DÖNÜŞÜM YENİ FIRSATLAR YARATABİLİR. ANCAK VERİ GÜVENLİĞİ, SİBER RİSKLER, YABANCI TEKNOLOJİLERE BAĞIMLILIK VE İŞ GÜCÜNDE BECERİ UYUMSUZLUĞU GİBİ BAŞLIKLAR DA DİKKATLE YÖNETİLMESİ GEREKEN KRİTİK RİSKLER ARASINDA YER ALIYOR. UZMANLAR, TÜRKİYE’NİN BU SÜREÇTE BAŞARILI OLABİLMESİ İÇİN TEKNOLOJİ İTHAL EDEN DEĞİL, KENDİ YAPAY ZEKA EKOSİSTEMİNİ GELİŞTİREN BİR YAPIYA YÖNELMESİ GEREKTİĞİNİ VURGULUYOR.

GİZEM TÜMBAY KOÇAK

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 tarihli “Geleceğin Meslekleri Raporu”na göre, yapay zekânın etkisiyle 2025-2030 döneminde küresel ölçekte 92 milyon iş dönüşecek veya ortadan kalkacak. Buna karşılık 170 milyon yeni iş alanının ortaya çıkması bekleniyor. Böylece küresel istihdamda net 78 milyonluk artış öngörülüyor. Rapora göre mevcut mesleklerin yaklaşık yüzde 22’si de 2030’a kadar yapısal dönüşüm geçirecek.

Bu dönüşüm rüzgârı ise iş gücü piyasasında yeni bir “beceri primi” yaratıyor. Gelişmiş ülkelerdeki iş ilanlarının önemli bölümü artık yapay zekâ ve dijital yetkinlik talep ediyor. Dünya Ekonomik Forumu’na göre analitik ve yaratıcı düşünme, teknolojik okuryazarlık, çeviklik, liderlik, motivasyon ve öz farkındalık, empati ile yaşam boyu öğrenme gibi yetkinlikler gençleri istihdamda öne çıkaracak temel beceriler arasında yer alıyor. Bu becerilere sahip çalışanların daha yüksek gelir ve daha güçlü kariyer fırsatları elde etmesi bekleniyor.

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Sevri’ye göre artık temel gerçek şu: “Yapay zekâ işinizi elinizden almayacak, yapay zekâyı kullanan biri alacak.”

OpenAI CEO’su Sam Altman’ın öngördüğü “tek kişilik milyar dolarlık şirketler” modeli de bu çıkarımı destekliyor. 2026’da yalnızca 20 bin dolarlık yapay zekâ yatırımıyla bir yıl içinde 1,8 milyon dolarlık satış hacmine ulaşan Medvi şirketi, bu dönüşümün dikkat çeken örneklerinden biri oldu. Sevri, Türkiye’nin de orta gelir grubundan üst lige çıkabilmesi için yapay zekâ destekli ve küresel ölçekte büyüyebilecek bu tür unicorn şirketler oluşturmasının kritik önem taşıdığını vurguluyor.

2026 YAPAY ZEKÂNIN OLGUNLAŞMA YILI OLACAK

2023, üretken yapay zekânın hayatımıza girdiği yıl olurken, 2024 ve 2025 şirketlerin yoğun yatırım yaptığı ancak net değer üretmekte zorlandığı keşif ve deneme dönemi olarak öne çıkıyor. 2026’nın “Yapay Zekâda Olgunlaşma ve Ölçeklenme Yılı” olarak görülmesi ise teknolojinin değil, şirketlerin yapay zekâyı somut ticari değere dönüştürme kapasitesinin olgunlaşması olarak ifade ediliyor.

McKinsey verilerine göre şirketlerin büyük bölümü yapay zekâyı en az bir iş alanında kullanıyor ancak çok azı bundan kurum çapında stratejik fayda sağlayabiliyor. Bunun temel nedeni, yapay zekânın mevcut süreçleri hızlandıran bir araç olarak görülmesi. Asıl dönüşümün ise süreçlerin yapay zekâ merkezli yeniden tasarlanmasıyla başlaması bekleniyor.

Bu dönüşüm yatırım tarafında net biçimde görülüyor. Kurumsal tarafta şirketler artık “yapay zekâyı deneyelim mi?” sorusundan, “hangi süreçleri yapay zekâ ile yeniden tasarlamalıyız?” aşamasına geçmiş durumda. Ancak bu süreç yalnızca teknoloji yatırımıyla sınırlı değil; veri yönetimi, çalışan adaptasyonu ve organizasyonel dönüşüm gibi başlıkları da kapsıyor. Bu nedenle yapay zekâ artık sadece IT departmanlarının değil, üst yönetimlerin stratejik gündeminin de merkezinde yer alıyor.

Türkiye açısından bakıldığında ise bu dönem önemli bir fırsat sunuyor. Hangi uygulamaların gerçekten değer yarattığının daha net görülmesi, şirketlerin daha düşük maliyetle ve daha hızlı şekilde dönüşüm sağlamasına imkân tanıyor. Yapay Zekâ ve Teknolojileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ergi Şener’e göre bu süreçte başarılı olmanın yolu; hızlı ama seçici ilerlemek, somut fayda sağlayan kullanım alanlarına odaklanmak ve bunları ölçekleyebilecek kurumsal kapasiteyi oluşturmaktan geçiyor.

BİR “TEŞVİK” DEĞİL, “KALKINMA PLANI”

Aynı zamanda Sevri, Türkiye’nin yapay zekâyı yalnızca bir Ar-Ge teşviki olarak değil, bütünleşik bir kalkınma planının parçası olarak konumlandırdığını söylüyor. Cumhurbaşkanlığı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde yürütülen Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi ve Eylem Planı da bu dönüşüm vizyonunu ortaya koyuyor.

Planın ilk ayağını verimlilik ve büyüme olarak ifade eden Sevri, yapay zekânın şirketlerin maliyet yapısını dönüştürerek daha sürdürülebilir ve verimlilik odaklı bir ekonomik model yaratabileceğinden bahsediyor. İkinci başlık olarak küresel rekabetin önemine vurgu yapılıyor. ABD ve Çin yatırımlarını hızlandırırken, Avrupa’nın daha sıkı regülasyonlara yönelmesine karşılık Türkiye’nin yalnızca teknoloji kullanan değil, kendi yapay zekâ ekosistemini geliştiren bir ülke olması gerektiği vurgulanıyor. Üçüncü eksen ise genç nüfus ve yetenek kapasitesi. Sevri, üniversite, özel sektör ve kamunun ortak hareket ettiği bir yapı ile sağlık, hukuk ve üretim gibi alanlarda hibrit yapay zekâ uzmanlıklarının geliştirilmesinin hedeflendiğinden bahsediyor.

Devamı Z Raporu Temmuz 2026 Sayısında…

Dikkat çekenler...