TÜRKİYE SANAYİSİ YENİ BİR EŞİKTE. ÜRETİMİN VE ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİNİN ÖNEMLİ BİR BÖLÜMÜNÜN MARMARA’DAKİ 13 İLDE YOĞUNLAŞMASI, DEPREM RİSKİ VE TEDARİK ZİNCİRİ GÜVENLİĞİ AÇISINDAN KIRILGAN BİR TABLO ORTAYA KOYUYOR. MARMARA MERKEZLİ ÜRETİM YAPISINDAN ANADOLU’YA DOĞRU KONTROLLÜ YAYILIM, HEM AFET RİSKİNİ DAĞITMAYI HEM DE BÖLGESEL KALKINMAYI HIZLANDIRMAYI HEDEFLİYOR. YAKLAŞIK 10 YIL SÜRMESİ BEKLENEN BU DÖNÜŞÜMÜN BAŞARISI İSE ALTYAPI YATIRIMLARI, NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ VE LİMANLOJİSTİK ENTEGRASYONUNUN EŞ ZAMANLI İLERLEMESİNE BAĞLI OLACAK.
GİZEM TÜMBAY KOÇAK
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın açıkladığı Sanayi Alanları Master Planı’nda 13 ili kapsayan 59 bin hektarlık 16 yeni sanayi yatırım alanı ve bu alanlarda mega endüstriyel bölgelerin kurulması hedefleniyor. Mevcut organize sanayi bölgelerinden ortalama 11 kat büyüklüğe ulaşacak olan bu yeni alanlarla birlikte, Türkiye’deki toplam sanayi alanının 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkarılması planlanıyor.
Kalkınma Yolu ve Zengezur projeleriyle entegre tasarlanan hatta Aksaray, Amasya, Ankara, Eskişehir, Hatay (Hassa), Karaman (Doğu-Kuzey), Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Konya (Akşehir-Ereğli), Nevşehir, Niğde (Bor Güney-Kuzey) ve Yozgat yer alıyor. Ova ağırlıklı coğrafi yapı geniş ölçekli ve planlı sanayi bölgeleri için avantaj sunarken; deprem riski, su kaynakları, arazi eğimi, mülkiyet yapısı, tarımsal denge ve demiryolu bağlantıları gibi çok boyutlu kriterler planlamanın temel parametrelerini oluşturuyor.
TÜRKİYE’DEKİ 68 BİN FABRİKANIN 33 BİNİ MARMARA’DA
Marmara Bölgesi’nde 79’u faal olmak üzere toplam 100 OSB’nin bulunması, Türkiye genelindeki 68 bin fabrikanın 33 bininin ve OSB’lerdeki 2,7 milyon istihdamın yaklaşık yüzde 37’sinin bu bölgede yoğunlaşması üretimin mekânsal olarak dengelenmesi ihtiyacını daha görünür hale getiriyor.
Türkiye’nin deprem ülkesi olması gerçeği ise planın en kritik çıkış noktalarından birini oluşturuyor. Olası bir İstanbul depreminde Marmara Bölgesi’ndeki yoğun sanayi varlığının ciddi ölçekte etkilenmesi bekleniyor. Nitekim 17 Ağustos 1999 depreminde yalnızca Kocaeli Organize Sanayi Bölgesi’nde kayıtlı 345 hasarlı firmanın toplam zararı 74,3 milyon dolar olarak kayıtlara geçmişti.
DEMİR YOLLARI VE LİMANLAR KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR
Kocaeli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Master Planı Türkiye’nin sanayileşme politikası açısından doğru bir strateji olarak değerlendiriyor. Zeytinoğlu, “Mevcut planlı sanayi alan büyüklüğümüzün yüzde 37’si kadar ilave alanı ülkemiz sanayiine kazandırırken, altyapının sağlam bir şekilde kurgulanması gerektiğine inanıyoruz. Bakanlığımızın sanayimizin gelecek 30 yılına ışık tutacak şekilde bir planlama yaptığını görüyoruz. Bu noktada özellikle yeni bölgelerin demiryolları ve limanlara bağlanması kritik önem taşıyor” diyor. Avrasya üzerindeki önemli ticaret yollarının kesişim noktasında yer alan Kocaeli’de bugün 14 organize sanayi bölgesi bulunuyor. TOSB Otomotiv Tedarik Sanayi İhtisas OSB, Kimyacılar OSB, Makine OSB ve Plastikçiler OSB bunlardan bazıları…
Kocaeli’deki OSB’lerde arsa metrekare fiyatlarının 500 dolar bandına ulaştığını, Ankara’nın doğusuna doğru gidildikçe bu rakamın 10 dolar seviyelerine kadar gerilediğini belirten Zeytinoğlu, oluşan fiyat farkının tek başına belirleyici olmaması gerektiğini de ifade ediyor. Zeytinoğlu’na göre, yatırım kararlarında yalnızca arsa maliyeti değil; nitelikli iş gücü, yan sanayi ağı, lojistik erişim ve tedarik zinciri sürekliliği de en az maliyet kadar kritik. Yeni sanayi alanlarının ucuz arazi avantajına değil, güçlü ulaşım bağlantıları ve sektörel kümelenme kapasitesine dayanması gerekiyor.
Bu çerçevede Master Plan, Marmara Bölgesi’ndeki yoğunluğu azaltırken Anadolu’da yeni üretim merkezleri oluşturmayı amaçlayan stratejik bir dönüşüm hamlesi olarak değerlendiriliyor. Deprem riski, arazi yapısı ve su kaynaklarının korunması gibi kriterlerin merkeze alınması ise yalnızca mekânsal bir planlama değil, aynı zamanda sanayi güvenliği ve tedarik sürekliliği politikası anlamı taşıyor. Zeytinoğlu’na göre planın başarısı; altyapının eş zamanlı kurulmasına, lojistik ağların güçlendirilmesine ve yatırımcıyı çekecek güçlü bir üretim ekosisteminin oluşturulmasına bağlı görünüyor.
“DENGE, ÇEŞİTLİLİK VE DİRENÇ”
Türkiye’nin güçlü OSB altyapısının sanayinin yeni döneminde önemli bir rekabet avantajı oluşturduğunu söyleyen OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, üretim politikalarının artık denge, çeşitlilik ve direnç ilkeleri üzerine kurgulandığını vurguluyor. Kütükcü’ye göre yeni sanayi koridorları bu vizyonun en somut araçlarından biri. Marmara’daki yerleşik üretim gücünü tamamlayan bu model, Anadolu’nun üretim potansiyelini planlı ve sürdürülebilir biçimde ekonomiye kazandırmayı hedefliyor.
Kütükcü, Orta Anadolu’yu Karadeniz ve Akdeniz limanlarına bağlayan yeni üretim akslarının lojistik maliyetleri azaltacağını, tedarik zincirlerini güçlendireceğini ve yatırımların ülke geneline daha dengeli yayılmasına imkân sağlayacağını belirtiyor. Bu yaklaşımın, sanayide mekânsal çeşitliliği artırarak daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir üretim ekosistemi inşa edilmesine katkı sunacağını ifade ediyor.
Devamı Z Raporu Nisan 2026 Sayısında…
