Küresel yetenek avı başladı

GÜNÜMÜZDE ÜLKELER, YAPAY ZEKÂDAN ÇİP ÜRETİMİNE, ENERJİDEN SAVUNMA TEKNOLOJİLERİNE KADAR GELECEĞİN STRATEJİK SEKTÖRLERİNİ BELİRLEYECEK EN KRİTİK UNSUR OLAN NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞI İÇİN AMANSIZ BİR REKABET YÜRÜTÜYOR. ABD’NİN H-1B VİZESİ MALİYETLERİNİ 100 BİN DOLARA ÇIKARMASININ ARDINDAN ÇİN’İN K VİZESİ İLE GENÇ STEM MEZUNLARINA KAPILARINI AÇMASI, KÜRESEL YETENEK ÇEKME YARIŞININ YENİ BİR BOYUTA TAŞINDIĞINI GÖSTERİYOR.

KADRİYE N. TUNÇSİPER

ABD ile Çin arasındaki rekabet artık sadece ticaret ve teknoloji alanlarında değil, insan kaynağı ve beyin göçü politikalarında da belirginleşmeye başladı. ABD’de Silikon Vadisi’nin belkemiğini oluşturan H-1B vizesinin şartlarının Trump yönetimi tarafından zorlaştırılmasının ardından karşı atak yapan Çin, ABD’den uzaklaşacak nitelikli iş gücünü çekmek için K vizesi kategorisini başlattığını duyurdu.

DÖRDÜNCÜ DALGA YAŞANIYOR

ABD yönetimi, H-1B programının bazı işverenler tarafından ABD vatandaşı çalışanların yerine yabancı uzman çalıştırma aracı olarak kullanıldığı gerekçesiyle vize şartlarını zorlaştırırken, bu adım yüksek vasıflı uzmanların tercihlerini başka ülkelere yönlendirme riskini de beraberinde getiriyor. ABD’nin 20. yüzyıldaki yükselişinde üç büyük dalganın belirleyici olduğunu vurgulayan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Lütfi Arslan, Sanayi Devrimi sonrasında ülkenin vasıflı iş gücünü çekmek için göçmenlik politikalarını gevşettiğini, böylece Avrupa’da geliştirilen teknolojileri hızla benimseyip ölçeklendirerek ilk üstünlük dalgasını yarattığını söylüyor.

Arslan’a göre İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Nazi Almanyası’ndan kaçan bilim insanlarına kapı açılması ABD’ye bilim ve teknolojide tartışmasız bir üstünlük sağladı. 1990’lardan itibaren ise Hintli ve Çinli mühendisleri ülkeye çekmek için H-1B vizelerinin yaygınlaştırılması, üçüncü dalgayı oluşturdu.

“Küreselleşen ekonomi ve yükselen bilgi çağında, H-1B vizesi gibi kurumsal ve yasal bir çerçeve özellikle yazılım mühendisliği, bilgisayar bilimi ve ileri teknoloji alanlarında küresel bir yetenek havuzuna kapıları açtı. Silikon Vadisi inşa edildi ve ABD, küresel dijital ekonominin merkez üssü hâline geldi” diyen Arslan’a göre, günümüzde dördüncü dalga başlamış durumda.

“ABD, H-1B konusunda iç siyaset, güvenlik endişeleri ve ekonomik korumacılık nedeniyle giderek sıkılaşan bir tavır sergiliyor. H-1B vizesinin zorlaştırılması, ABD’nin uzun yıllardır sahip olduğu yetenek çekim merkezi konumunu sarsıyor. 2020’den itibaren H-1B ücret tabanının yükseltilmesi küçük şirketlerin sistem dışına itilmesine yol açmıştı. Bugün Trump yönetiminin politikaları sürecin daha da zorlaşmasına neden oluyor” değerlendirmesinde bulunan Arslan, ABD’nin bu kararına karşılık K vize kategorisini yürürlüğe koyan Çin’in, daha esnek şartlarla küresel yetenek ekosistemini yeniden şekillendirme potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekiyor.

ÇİN, ABD’NİN VİZE DUVARINI FIRSATA ÇEVİRİYOR

Çin’in yakın zamanda uygulamaya koymayı planladığı K Vizesi, özellikle STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) alanlarındaki genç profesyoneller ve araştırmacılar için tasarlandı ve Çin’i küresel ölçekte bir çekim merkezi hâline getirmeyi hedefliyor. K vizesinin en dikkat çekici yönü ise sistemin, iş teklifi olmadan da başvuruya izin vermesi. Bu yaklaşım, Çin’in teknoloji yeteneğini yalnızca yerinden çekmekle kalmayıp, sınırlarını küresel potansiyele daha açık hâle getirmeyi amaçladığını gösteriyor.

Devamı Z Raporu Dergisi Aralık 2025 sayısında…

Dikkat çekenler...