Küresel göçün geometrisi değişiyor

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, KÜRESEL GÖÇÜN YÖNÜNÜ VE NİTELİĞİNİ DEĞİŞTİRMEYE HAZIRLANIYOR. KURAKLIK, AŞIRI SICAKLAR, SELLER VE YÜKSELEN DENİZLER MİLYONLARCA İNSANI YER DEĞİŞTİRMEYE ZORLAYABİLİRKEN, BU DÖNÜŞÜM KENTLERDEN İŞ GÜCÜ PİYASALARINA KADAR TOPLUMLARIN GELECEĞİNİ DE YENİDEN ŞEKİLLENDİRECEK.

ORHAN ORHUN ÜNAL

Göçün haritası değişiyor. Bugüne kadar savaşlar, siyasi krizler, ekonomik fırsatlar ve daha iyi bir yaşam arayışı milyonlarca insanı dünyanın farklı bölgelerine taşırken, önümüzdeki dönemde bu listeye çok daha güçlü bir aktör ekleniyor: iklim değişikliği. Kuruyan tarım alanları, su kıtlığı, aşırı sıcaklar, seller ve yükselen denizler bazı bölgeleri yalnızca ekonomik açıdan değil, günlük yaşam açısından da giderek daha zor hale getiriyor. Dünya Bankası’nın Groundswell raporuna göre gerekli önlemler alınmazsa 2050’ye kadar yalnızca altı bölgede 216 milyon insan ülke içinde iklim kaynaklı olarak yer değiştirebilir. Rapora göre bu hareketliliğin bazı sıcak noktaları 2030 gibi erken bir tarihte ortaya çıkmaya başlayacak.

35 YILDA 2 KATINA ÇIKTI

Bu rakamı mevcut göç hareketinin üzerine koyduğumuzda ortaya çok daha büyük bir tablo çıkıyor. Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Departmanı’nın (UN DESA) 2024 verilerine göre dünyada 304 milyon uluslararası göçmen bulunuyor. Bu sayı 1990’da 154 milyondu; yani yaklaşık 35 yılda neredeyse iki katına çıktı. İklim kaynaklı hareketliliğin tamamı uluslararası göçe dönüşmeyecek. Aksine Dünya Bankası’nın tahmini, büyük bölümünün insanların kendi ülkeleri içinde yer değiştirmesi üzerine kurulu. Ancak iklim baskısının mevcut ekonomik ve sosyal göç hareketleriyle birleşmesi, 2030 sonrasında kentlerin ve ülkelerin karşı karşıya kalacağı göç baskısını daha karmaşık hale getirebilir.

Aslında geleceğin göçü bugünden küçük ölçekte kendini göstermeye başladı bile. Yerinden Edilme İzleme Merkezi’nin (Internal Displacement Monitoring Centre – IDMC) 2025 Küresel İç Yerinden Edilme Raporu’na göre 2024 yılında afetler nedeniyle 45,8 milyon yeni yer değiştirme hareketi kaydedildi. Bu, IDMC’nin 2008’den bu yana tuttuğu veriler içindeki en yüksek yıllık rakam. Buradaki önemli ayrım şu: Bu 45,8 milyon kişinin tamamı kalıcı olarak başka yerlere taşınmış insanlar değil; aynı kişinin birden fazla kez hareket etmesi de rakama dahil olabiliyor. Yine de rakam, aşırı hava olaylarının insan hareketliliği üzerindeki etkisinin ne kadar büyüdüğünü gösteriyor.

ÇALIŞMA ŞEKLİ DEĞİŞİYOR

İklim göçünün belki de en büyük ekonomik etkisi ise iş gücü piyasasında görülecek. İnsanlar yalnızca yaşadıkları yerleri değil, yaptıkları işleri de değiştirmek zorunda kalabilir. Özellikle tarım, inşaat, turizm ve açık havada gerçekleştirilen işler aşırı sıcaklardan doğrudan etkilenirken; su yönetimi, yenilenebilir enerji, iklim teknolojileri, altyapı ve afet yönetimi gibi alanlarda yeni iş kollarının büyümesi bekleniyor. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) Working on a Warmer Planet raporuna göre yalnızca sıcaklık artışının çalışma verimliliği üzerindeki etkisi, 2030 yılında dünya genelinde 80 milyon tam zamanlı işe eşdeğer çalışma süresi kaybına yol açabilir. ILO bunun küresel ekonomide yaklaşık 2,4 trilyon dolarlık bir kayba karşılık gelebileceğini hesaplıyor.

Devamı Z Raporu Ekim 2026 Sayısında…

Dikkat çekenler...