Finansmanda kredi tek seçenek değil

TÜRKİYE’DE İŞLETMELERİN FİNANSMANINDA BANKA KREDİLERİ ÖNEMLİ BİR AĞIRLIĞA SAHİP. ARTAN FİNANSMAN MALİYETLERİ VE KREDİYE ERİŞİMDE YAŞANAN GÜÇLÜKLER İSE ŞİRKETLERİ ALTERNATİFLERİ DEĞERLENDİRMEYE ZORLUYOR. GELİŞMİŞ ÜLKELERDE ALTERNATİF KANALLARIN FİNANSMAN İÇERİSİNDEKİ PAYI ARTARKEN, TÜRKİYE’DE SINIRLI FON ARZI, BİLGİ EKSİKLİĞİ, PİYASALARIN DERİNLEŞEMEMESİ VE MEVZUATTAKİ AKSAKLIKLAR BU KANALLARIN YAYGINLAŞMASINI ENGELLİYOR. UZMANLAR İSE BANKA KREDİSİNE BAĞIMLILIĞIN AZALTILMASI İÇİN FİNANSAL SİSTEMDE YAPISAL DÖNÜŞÜM GEREKTİĞİNE DİKKAT ÇEKİYOR.

KADRİYE N. TUNÇSİPER

Türkiye’de çok uzun yıllardır ticari bankalar, hem işletme sermayesi hem de yatırım finansmanının ana sağlayıcısı durumunda bulunuyor. Ancak işletmelerin banka kredilerine bağımlılığı, uzun vadeli tahvil, proje finansmanı, özel kredi fonu ve kurumsal sermaye kanallarının yetersiz olması önemli sorunlar olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle faizlerin yükseldiği ve kredi politikalarının sıkılaştığı dönemlerde işletmeler ciddi finansman baskısıyla karşı karşıya kalıyor. Bunun doğrudan sonucu ise bilanço içi net bir kârlılık aşınması ortaya çıkıyor.

Sıkı para politikası ve yüksek faiz ortamlarında, sanayicinin elde ettiği esas faaliyet kârının büyük bir bölümü finansman giderlerine ve banka faiz ödemelerine gidiyor. Yüksek kârlılık yakalanan dönemlerde dahi elde edilen katma değer, özkaynak birikimine dönüşmek yerine bankacılık sistemine aktarılıyor. Örneğin İSO İkinci 500 araştırmasına göre 2024’te finansman giderlerinin faaliyet kârına oranı yüzde 80.9’a yükseldi.

Türkiye’de halka arzların son dönemde yakaladığı ivmeye rağmen, doğrudan sermaye piyasalarından kaynak sağlama veya şirket tahvili ihracı gibi alternatif enstrümanların toplam finansman içerisindeki payı ise gelişmiş ülkelerin oldukça gerisinde bulunuyor.

DÜNYADA ÇEŞİTLİLİK DAHA YAYGIN

ABD’de finansal olmayan şirketlerin toplam borçlarının yüzde 56’sını tahviller oluştururken, sermaye piyasaları özellikle büyük şirketlerin finansmanında belirleyici rol oynuyor. Avrupa’da ise banka ve şirketler arası kredi kanalları ağırlığını koruyor. Bununla birlikte banka dışı kuruluşların Euro Bölgesi şirket kredilerindeki payının yaklaşık yüzde 30’a ulaşması, Avrupa finansman sisteminin giderek çeşitlendiğini gösteriyor. Çin’de finansmanın yönü ise büyük ölçüde kamu politikalarıyla bağlantılı bankacılık sistemi üzerinden belirleniyor.

İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan da geçtiğimiz ay mevcut finansman sisteminin, banka kredilerine yüksek bağımlılıktan kurtarılarak daha dengeli ve dirençli bir yapıya kavuşturulması gerektiğini açıkladı. Bahçıvan yeni nesil sanayi finansman modellerinin temel bileşenlerini ise tedarik zinciri finansmanının yaygınlaştırılması, KOBİ’ler için garanti mekanizmalarının güçlendirilmesi, kalkınma bankacılığı ve proje finansmanının büyütülmesi ile sermaye piyasası araçlarının kolaylaştırılması olarak sıraladı.

ALTERNATİF KANALLAR

Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Niyazi Berk’e göre güçlü işletmeler sermaye piyasalarından çok daha düşük maliyetle devasa fonlar toplarken, geleneksel bankacılık sistemine sıkışıp kalan KOBİ’ler için alternatif finansman kanallarının hayati bir can simidi işlevi gördüğünü söylüyor.

Alternatif finansman yolları hakkında bilgi veren Berk, işletmelerin banka kredisi dışındaki kaynaklara erişimini sağlayan alternatif finansman yöntemlerini; özkaynak ve ortaklık temelli modeller, borçlanma araçları ile varlık ve nakit akışına dayalı çözümler olmak üzere üç ana grupta toplandığını belirtiyor.

Devamı Z Raporu Eylül 2026 Sayısında…

Dikkat çekenler...