ÇİN’İN YIKICI REKABET STRATEJİSİ

UZUN SÜREDİR SERBEST PİYASANIN YÖN VERDİĞİ KÜRESEL REKABETTE, ARTIK DEVLETLER SAHNENİN MERKEZİNDE YER ALIYOR. OECD’YE GÖRE YÜKSEK SÜBVANSİYONLAR İLE STRATEJİK SEKTÖRLERDE RAKİPLERİNİN ÖNÜNE GEÇEN ÇİNLİ ŞİRKETLER, OECD ÜYESİ ÜLKELERİNDEKİ RAKİPLERİNDEN ORTALAMA 3 İLA 8 KAT DAHA FAZLA DEVLET DESTEĞİ ELDE EDERKEN, BU DURUM KÜRESEL REKABETİ BOZUCU ETKİLER ORTAYA ÇIKARIYOR.

KADRİYE N. TUNÇSİPER

Küresel ekonomide serbest piyasa anlayışı yerini giderek daha güçlü devlet müdahalelerine bırakıyor. OECD’nin 2025 Sanayi Sübvansiyonları Raporu’na göre 15 sanayi sektöründeki toplam sübvansiyon tutarı 2024’te 108 milyar dolara ulaşırken bu durum 2023’te kaydedilen tarihi zirvenin ardından şimdiye kadar görülen en yüksek ikinci seviyeyi gösteriyor.

DEVLETİN GÖRÜNÜR ELİ

2005-2024 döneminde 15 sanayi sektöründeki 525 büyük üretim grubuna verilen sübvansiyonları analiz eden rapora göre Çinli şirketler, OECD üyesi ülkelerindeki rakiplerinden ortalama 3 ila 8 kat daha fazla devlet desteği elde ediyor. Rapora göre bu alanda önde gelen sektörler ise güneş panelleri, yarı iletkenler, alüminyum, çelik ve gemi inşası olarak sıralanıyor. Düşük maliyetli krediler ise toplam sübvansiyonların en büyük bölümünü oluşturuyor. Bu durum 2008’de geçici olarak yükselen sanayi sübvansiyonlarının, 2020’den sonra kalıcı bir sanayi politikasına dönüştüğünü gösteriyor.

VERİMLİLİĞİ DEĞİL KÜRESEL PAZAR PAYLARINI ETKİLİYOR

Rapordaki ekonometrik analizlere göre ilgili dönemde büyüyen şirketlerin pazar payı artışlarının yaklaşık yüzde 22’si aldıkları sübvansiyonlar ile açıklanıyor. Çinli şirketlerde ise bu oran yaklaşık yüzde 60’lara çıkıyor. OECD’nin dikkat çektiği en önemli sonuç ise sübvansiyonların şirketlerin verimliliği ve kârlılığını anlamlı şekilde etkilememesi, buna karşın bu şirketlerin pazar paylarının artırması. Rapora göre bu durum sübvansiyon alan şirketlerin fiyat kırarak rakiplerini zorlamasına ve uzun vadede rekabetin bozulmasına yol açıyor.

OECD verileri, Çin’in sanayi politikalarının temelinde doğrudan hibelerden çok devlet bankalarının sağladığı düşük maliyetli kredilerin bulunduğunu gösteriyor. Çinli şirketlerin yıllık gelirlerine oranla aldığı desteklerin yaklaşık üçte ikisi piyasa koşullarının altında verilen kredilerden oluşuyor. Bu yapı, Çin’in yalnızca daha fazla teşvik veren bir ülke olmadığını, aynı zamanda finans sistemini stratejik sektörlerin hizmetine sunarak rakiplerinden farklılaştığını ortaya koyuyor. Avrupa ve Kuzey Amerika’da destekler daha çok vergi teşvikleri ve hibeler üzerinden sağlanırken, Çin’in rekabet avantajının merkezinde ucuz finansman yer alıyor.

Şirket gelirlerine oranla en fazla destek alan sektör yüzde 3,3 ile güneş panelleri olurken, onu yüzde 2,1 ile yarı iletkenler, yüzde 1,7 ile alüminyum, yüzde 1,3 ile çelik ve gemi inşası takip ediyor. Listenin üst sıralarında yer alan sektörlerin ortak özelliği ise enerji dönüşümü, teknolojik egemenlik ve stratejik sanayi kapasitesi açısından kritik öneme sahip olmaları. Özellikle güneş paneli ve yarı iletken sektörleri, devletlerin yalnızca ekonomik büyüme değil, aynı zamanda teknoloji liderliği ve ulusal güvenlik hedefleri doğrultusunda desteklediği alanlar olarak öne çıkıyor.

Devamı Z Raporu Eylül 2026 Sayısında…

Dikkat çekenler...