KÜRESEL BORSALAR SON DÖNEMDE YAPAY ZEKA ŞİRKETLERİNİN RALLİSİNE ŞAHİT OLUYOR. NVIDIA VE ALPHABET GİBİ TEKNOLOJİ DEVLERİNİN ÖNCÜLÜK ETTİĞİ BU RALLİ, TRİLYONLARCA DOLARLIK PİYASA DEĞERLERİNİ BERABERİNDE GETİRİRKEN ANALİSTLER OLASI ETKİLERİ ÜZERİNDE AYRIŞIYOR. BİR KESİM YAPAY ZEKA RALLİSİNİ BÜYÜK BİR ENDÜSTRİYEL DEVRİM OLARAK NİTELENDİRİRKEN, DİĞER KESİM ER YA DA GEÇ PATLAYACAK BİR FİNANSAL BALONUN YAKLAŞTIĞI KONUSUNDA UYARIYOR.
ERDİ YILMAZ
Son yıllarda küresel borsalara damgasını vuran yapay zekâ odaklı ralli, teknoloji şirketlerinin piyasa değerlerini tarihi seviyelere taşıdı. Hatta Nvidia ve Alphabet gibi firmalar, geçtiğimiz yıllardan bu yana küresel endekslerdeki yükselişin lokomotifi oldu. Birçok yatırımcı ve analist arasındaki görüş ayrılığı ise tam da burada başlıyor. Bazıları yapay zekâyı internetin yaygınlaşması kadar büyük bir teknolojik dönüşüm olarak görürken, diğerleri 2000’li yılların başındaki Dot-Com balonunun benzerinin oluşabileceği konusunda uyarıyor. Yapay zekâda bu tür öncü firmaların sağladığı ekonomik etki, küresel borsalarda trilyonlarca dolarlık değer artışını beraberinde getirse de uzmanlar, sektör içerisindeki tüm şirketlerin aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor.
YAPAY ZEKÂ ŞİRKETLERİNİN DEĞERLEMESİ AYRIŞIYOR
Analistlere göre, yapay zekâ alanındaki değerlemelerde belirgin bir ayrışma yaşanıyor. Nvidia gibi pazarı domine eden şirketlerin yükselişi büyük ölçekli gelir ve kârlılığa dayanıyor. Veri merkezleri, bulut bilişim ve yüksek performanslı işlemci geliştiren bu tür firmalar, söz konusu hizmetlere artan taleple bağlantılı gelir elde ettikleri için yatırımcılar tarafından daha sağlam temellere sahip görülüyor. Buna karşın, henüz sürdürülebilir gelir modeli oluşturmamış birçok yapay zekâ girişiminin milyarlarca dolarlık değerlemelere ulaşması ise köpük olarak yorumlanıyor.
YATIRIMCILAR FIRSATI KAÇIRMAKTAN KORKUYOR
Uzmanlara göre bu değerlemelerin içinde üç önemli unsur yer alıyor. Bunlardan ilki, yatırımcıların geleceğin dijital ekonomisinin temelini oluşturacak şirketleri satın alıyor olması. İkincisi, yapay zekâ şirketlerinin dâhil olduğu iş kollarının giderek yaygınlaşması. Üçüncü ve en dikkat çekeni de piyasalarda giderek güçlenen “FOMO”, yani fırsatı kaçırma korkusu. Hem bireysel hem de kurumsal yatırımcıların yapay zekâ trendini kaçırmak istememesi, büyük miktarda sermayenin sektör hisselerine yönelmesine neden oluyor. Bu durum bazen hisse fiyatlarının mevcut finansal gerçekliklerinden uzaklaşmasına da yol açabiliyor.
DOT-COM BALONUYLA BENZERLİĞİ VAR MI?
Borsalarda yapay zekâ şirketlerinin yükselişi, bir yandan da sıklıkla 2000 yılında yaşanan Dot-Com balonuyla karşılaştırılıyor. Ancak analistler iki dönem arasında önemli farklara işaret ediyor. Dot-Com döneminde birçok internet şirketi neredeyse hiç gelir elde etmeden astronomik değerlemelere ulaşmıştı. Günümüzde ise yapay zekâ rallisinin merkezinde yer alan büyük teknoloji şirketleri milyarlarca dolarlık nakit rezervlerine, güçlü bilançolara ve küresel ölçekte faaliyet gösteren iş modellerine sahip. Bu nedenle yapılan analizlerin yoğunlaştığı nokta, olası bir düzeltmenin Dot-Com dönemindeki kadar yıkıcı olmayabileceği yönünde.
BORSADAKİ RALLİYİ “MUHTEŞEM YEDİLİ” TAŞIYOR
Özyeğin Üniversitesi Finans Bölümü’nden Öğretim Üyesi Dr. Emrah Ahi, piyasalardaki yapay zekâ devrimi hakkında Z Raporu’na konuştu. Yaşanan rallinin özellikle “Muhteşem Yedili” (Magnificent 7) olarak adlandırılan teknoloji devlerinin öncülüğünde gerçekleştiğini belirten Ahi, “Bu tarihi ralli, pek çok kişinin aklına 2000’lerin başındaki Dot-Com Balonu’nu getiriyor” diyor. Peki bu durumun teknik değerlendirmesi nasıl yapılmalı?
Dr. Emrah Ahi, yapay zekâ şirketlerinin değerlemelerinin aşırı şişip şişmediğini anlamak için öncelikle bu şirketlerin kârlılıklarına ve büyüme rakamlarına bakmak gerektiğini söylüyor ve şöyle devam ediyor: “S&P 500’de 2026 yılı için analist konsensüsü yüzde 23 dolayında kâr büyümesi öngörüyor; 2026’nın ilk çeyreği son yirmi yılın en güçlü bilanço sezonlarından biri olarak geçti, kâr büyümesi yüzde 25’e dayandı ve şirketlerin yaklaşık yüzde 84’ü beklentileri aştı. Daha önemlisi, analistler genelde yıl ilerledikçe tahminlerini aşağı çekerken, bu kez 2026 ve 2027 kâr beklentilerini yukarı revize ediyorlar. Bu, balon psikolojisinin tam tersi bir davranıştır. 2027 için konsensüs hâlâ yüzde 16 civarı kâr büyümesi bekliyor; Goldman Sachs hisse başına kârı 2026’da 340 dolar, 2027’de 385 dolar seviyesine taşıyor. Yani ralliyi sürükleyen, hayal değil, artan ve sürmesi beklenen bir kâr tabanı.”
Devamı Z Raporu Temmuz 2026 Sayısında…
