ALTIN REZERVLERİ EVİNE Mİ DÖNÜYOR?

SAHİP OLDUKLARI ALTININ ÖNEMLİ BİR KISMINI FED’İN KASASINDA TUTAN ALMANYA VE İTALYA’YI “TRUMP” KORKUSU SARDI. ABD BAŞKANI DONALD TRUMP’IN GÜVEN VERMEYEN POLİTİKALARI VE ARTAN JEOPOLİTİK RİSKLER, KÜRESEL ALTIN REZERVLERİNİN ADRESİNİ DEĞİŞTİREBİLİR. HER İKİ ÜLKE KAMUOYUNDA DA ABD’DEKİ ALTINLARIN AKIBETİNDEN ENDİŞE DUYANLARIN ORANI GİDEREK GÜÇLENİRKEN, “ALTINIMIZI GERİ GETİRİN” ÇAĞRILARI DUYULMAYA BAŞLADI. ŞAYET ALTIN REZERVLERİ EVİNE DÖNERSE BU DİĞER ÜLKELER İÇİN DE ÖRNEK TEŞKİL EDEBİLİR.

ERDİ YILMAZ

Küresel jeopolitik gerilimlerin yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump’ın, Fed’e ve ticaret ortaklarına karşı tutunduğu tavır, altın rezervlerini ABD’de saklayan ülkeleri tedirgin etti. Özellikle Almanya ve İtalya gibi büyük rezervlere sahip ülkelerde, altınların geri getirilmesi çağrıları yükseliyor. Daha önce Türkiye’nin yurt dışındaki altın rezervini ülkeye getirmesiyle de gündeme gelen süreç, merkez bankalarının artık kendi varlıkları üzerinde tam egemenlik sağlama arayışında olduğunu gösteriyor. Geleneksel olarak birçok ülke, New York’un küresel bir altın ticaret merkezi olması nedeniyle altın rezervlerinin önemli bir kısmını ABD Merkez Bankası’nın (Fed) kasasında tutuyor. Ancak Trump’ın Fed’in bağımsızlığına yönelik eleştirilerinin yanı sıra küresel ticaret riskleri ve bölgesel çatışmalar, ülkelerin finansal güvenlikleri konusunda kaygılarını artırdı. Endişelerin ayyuka çıktığı yerlerin başında ise Almanya ve İtalya geliyor.

ALMANYA VE İTALYA ALTINLARININ GÜVENLİĞİNİ TARTIŞIYOR

Almanya’nın merkez bankası Bundesbank, 3 bin 352 tonluk altın stokuyla dünyada ikinci sırada yer alıyor. Bu rezervlerin üçte biri, soğuk savaş sonrası dönemde oluşturulan parasal sistemin bir parçası olarak hâlâ New York Federal Rezerv Bankası’nda saklanıyor. İtalya da 2 bin 452 tonluk rezerviyle dünyada üçüncü sırada bulunuyor. Bu ise gösteriyor ki, her iki ülke de New York Fed’e büyük ölçüde güvenerek altınlarının üçte birinden fazlasını ABD’de saklıyor. Hesaplamalara göre, Fed’in kasasında saklanan altınların toplam piyasa değeri şu anda 245 milyar dolardan daha fazla. Ancak son dönemde, bu altınların güvenliği kamuoyunda daha fazla tartışılmaya başladı.

Almanya’da sol popülist partisi BSW’den Fabio De Masi ve muhafazakar siyasetçi Peter Gauweiler gibi tanınmış isimler, altının Avrupa’ya, özellikle de Almanya’ya taşınması için güçlü gerekçeler oluştuğunu belirtiyor. Hatta, Avrupa Vergi Mükellefleri Birliği (TAE) de, her iki ülkenin maliye bakanlıkları ve merkez bankalarına mektuplar göndererek Fed’e olan bağımlılıklarını yeniden değerlendirmelerini istedi. Trump’ın Fed’in bağımsızlığına müdahalesinden derin endişe duyduklarını ifade eden TAE Başkanı Michael Jager, altınların ülkeye getirilmesinin Avrupa merkez bankalarının bu rezervlerde sınırsız kontrole sahip olmasını sağlayacağını vurguluyor.

İtalya’da da benzer bir kamuoyu baskısı oluşmuş durumda. Ülkenin saygın ekonomi yorumcularından Enrico Grazzini, geçtiğimiz aylarda İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Washington’da Trump ile görüşmesi öncesinde ABD’deki altın rezervlerini gündeme getirdi. Yazısında, ülkelerine ait altınların yüzde 43’ünü “güvenilmez Trump yönetimine” bırakmanın ulusal çıkarlar açısından son derece tehlikeli olduğunu kaleme aldı. Grazzini’nin önerisiyle yakın zamanda “İtalyan altınının Amerika Birleşik Devletleri’nden İtalya’ya transferi için çağrı” adıyla bir manifesto hazırlandı ve saygın İtalyan ekonomistler ve entelektüeller tarafından imzalandı.

ABD’DEN ALTINLARI ÇEKMEK TİCARİ SAVAŞ RİSKİNİ ARTIRABİLİR

Meloni’nin aşırı sağcı partisi de, muhalefetteyken altın rezervlerinin geri getirilmesi için yoğun lobi faaliyetleri yürütmüş ve Meloni, iktidara gelmesi halinde İtalyan altınını ülkeye getireceğine dair söz vermişti. Ancak başbakanlık koltuğuna oturduktan sonra bu konuda sessizliğini koruyor. Stratejistlere göre, Meloni’nin bu tavrının altında, Trump ile derinleşen bir ticaret savaşı tehdidine karşı tedbirli bir tutum sergileme mecburiyeti yatıyor.

Öte yandan, Dünya Altın Konseyi’nin son anketi de süreci destekliyor. Buna göre, 70’ten fazla küresel merkez bankası, kriz durumunda erişim kabiliyetleri konusundaki endişeleri nedeniyle altınlarını kendi ülkelerinde muhafaza etmeyi düşünüyor. Son 10 yılda ise Çin, Rusya ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu birçok ülke altın rezervlerini önemli ölçüde artırdı. Bu eğilim, merkez bankalarının altınları sadece bir rezerv varlığı olarak değil, olası kriz anında herhangi bir üçüncü taraf riskine maruz kalmadan fiziki kontrol sağlama isteğini de gösteriyor.

Devamı Z Raporu Dergisi Ağustos 2025 sayısında…

Dikkat çekenler...